index
1000₺ ve üzeri ücretsiz kargo!

Özellikle ilk ebeveynlik döneminde, en çok zorlanılan konulardan biri beslenmedir. Her ne kadar bebeğinizin sağlığını düşünerek bir takım seçimler yapıyor olsanız da beslenmenin rutine oturması zaman isteyen bir durumdur. Her bebekte gelişim hızı ve beslenme alışkanlıkları farklıdır ancak bu, bazı genel geçer kuralların olmadığı anlamına gelmez. Siz de bu süreçte bebeğinizi ne kadar ve ne zaman beslemeniz gerektiğinden emin olamıyor ve 1 aylık bebek kaç saatte bir beslenmeli gibi sorulara yanıt arıyorsanız o halde aya göre ideal emzirme rutinlerini detaylarıyla açıklayalım.

1 Aylık Bebek Kaç Saatte Bir Emzirilmeli?

Yenidoğan bebeklerin midesi ve sindirim sistemi henüz tam gelişmiş değildir. Halihazırda küçük olan yenidoğan midesi kısa sürede dolar. Zaman içinde düzene giren beslenme rutini, 0-1 aylık dönemde sık aralıklıdır. Bu süre boyunca bebekler çabuk yorulduğundan sık sık meme emmek isterler, bu nedenle doğumun ilk haftalarında bebeğinizi ortalama 2 saatte bir emzirmeniz gerekir. 1 aylık dönemde dikkat etmeniz gereken en önemli konu, her iki memeyi de kullanmanızdır. Bunun için günde 12-13 kez beslediğiniz bebeğinize her seferinde bir memeyi verebilir ve her iki memeyi eşit oranda kullanabilirsiniz. Doğumun ilk haftalarında süt miktarınız da emzirme sıklığı ile doğru orantılıdır. Yani bebeğinizi emzirdikçe hem süt kalitesini hem de miktarını artırırsınız. 

40 Günlük Bebek Kaç Saatte Bir Emzirilmeli?

Genellikle bebek beslenmesinde ilk 1 ay en zor olanıdır. Emme sıklığının fazla olduğu bu dönem fazlasıyla yorucudur fakat kendiliğinden düzene girer. İlk ayı tamamladıktan sonra aklınızda 40 günlük bebek kaç saatte bir beslenmeli sorusu belirebilir. Doğumun ilk haftalarında sık olan emme yoğunluğu, 1 ayın sonunda bir miktar yavaşlayarak 3 saate çıkar. Bu sırada bebeğiniz yavaş yavaş emme alışkanlığı kazanmaya başladığından artık eskisi kadar sık yorulmaz. Dolayısıyla daha güçlü emen bebeğinizi gün içinde 3 saat aralıklarla besleyebilirsiniz. 

Bu sırada 40 günlük bebek gece kaç saatte bir beslenmeli konusuna da açıklık getirmemiz gerekir. Çünkü tıpkı beslenme aralığında olduğu gibi uyuma alışkanlığı da ilk haftalara göre daha uzun sürelidir. Ancak bebeğiniz gece derin uyusa bile mutlaka beslenmeye gereksinim duyar, bu nedenle gece onu uyandırarak emzirebilir ve daha kaliteli uyku uyumasını sağlayabilirsiniz.

2 Aylık Bebek Kaç Saatte Bir Emzirilmeli?

40 günü geride bıraktıktan sonra bebeğinizde bariz farklar hissetmeye başlarsınız. Artık eskisine göre daha kilolu ve güçlü olan bebeğiniz, gece gündüz arasındaki farkı yavaş yavaş anlamaya başlamıştır. Emme rutini de biraz daha düzenlenmiştir. Bu süreçte 2 aylık bebek kaç saatte bir beslenmeli merak ediyor olsanız da çözümü kendi rutinlerinize ve bebeğinizdeki gelişime göre planlayabilirsiniz. Ancak 2 aylık bir bebek, günde yaklaşık 3-4 saatte bir olmak üzere, 7-9 defa beslenmek ister. Bu sayıya gece beslenmeleri de dahildir, yani 2 aylık bebek gece kaç saatte bir emzirilmeli derken gün içindeki rutinleri takip edebilirsiniz. Gece uyku sırasında bebeğinizi 3 kereye kadar besleyerek yeniden yatırabilirsiniz.

3 Aylık Bebek Kaç Saatte Bir Emzirilmeli?

İlk 2 ayın sonunda beslenmenin çok daha uzun süreli olduğu bir döneme girersiniz. Bebeğinizi düzenli aralıklarla besledikçe süt miktarınız artacağından, hem kendinizde hem de bebeğinizde belirli farklar oluşmaya başlar. Anne ve bebek arası ten uyumunun geliştiği 3. aydan itibaren, çene kasları güçlenir ve beslenme ihtiyacı daha fazla olur. Ancak 3 aylık bebek kaç saatte bir emzirilmeli sorusuna verilecek yanıt, herbebeğe göre değişebilir.

3 aylık dönemde bebeğiniz yavaş yavaş etrafa karşı ilgili olmaya başlar, buna bağlı olarak da emzirme sırasında dikkati dağılabilir. Dolayısıyla 3 aylık bebeklerde ideal beslenme sıklığı, günde 3-4 saatte bir olsa da emme süresi dikkat dağınıklığına göre değişebilir. Yani kimi zaman bebeğinizi 3-4 dakika boyunca, kimi zaman ise 30 dakika boyunca emzirebilirsiniz. Emzirmenin yeterli olup olmadığını ise hem boy-kilo oranından hem de gün içinde bezini doldurma miktarından anlayabilirsiniz. Günde ortalama 5-6 kez dolu dolu çiş yapan bebeğiniz, yeterli seviyede emiyor demektir ancak bu konuyu doktorunuzla görüşmeniz daha doğru olur.

4 Aylık Bebek Kaç Saatte Bir Emzirilmeli?

3 ayı bitirdikten sonra bebeğinizin vücudunda pek çok değişiklik başlar, sindirim sisteminin ve diğer yapıların geliştiği bu dönemde emme miktarı daha fazladır. Bu nedenle 4 aylık bebek kaç saatte bir emzirilmeli dediğimizde, sürenin kabaca 3-4 saat olduğunu söyleyebiliriz. Gün içinde daha uzun aralıklarla emen bebeğiniz tek seferde daha fazla besin almaya başlar ve daha az acıkır. Gece uykusu ise eskiye göre çok daha derindir, bu nedenle uykudan acıkarak uyanmıyorsa gece 5 saatte bir uyandırarak emzirmeniz yeterli olur.

5 Aylık Bebek Kaç Saatte Bir Emzirilmeli?

Neredeyse ilk 6 aylık dönemin tamamlandığı 5. ayda, artık bebeğin gün içinde ne kadar sıklıkla emdiğinden farklı konuları önemsemeniz gerekir. Bu durumda 5 aylık bebek ne kadar emer konusuna yönelmeniz daha doğrudur. Çünkü gelişimin iyice hızlandığı 5. ayda, beslenmenin tam ve yeterli olması sağlık adına oldukça önemlidir. Sonraki dönemde kullanılacak ek besin ve formül seçimi de beslenmenin yeterli olması ile ilişkili bir konudur.

5 aylık bebekte artık açlık durumu net şekilde anlaşılabilir. Elini ağzına götürerek acıktığını gösteren bebeğinizi günde 6-8 defa ve 3-4 saatte bir beslemeye devam edebilirsiniz. Her beslenme sırasında tüketilen süt miktarı farklı olabilir. Gün içinde yaklaşık 800-1200 ml süte gereksinim duyan bebeğinizi, 5. ayın sonunda yavaş yavaş biberona alıştırmaya başlayarak olası vitamin ve mineral eksikliklerini önleyebilirsiniz. Bunun içinse BPA içermeyen, antikolik özellikli 150 ml ve 250 ml’lik Comotomo biberon çeşitlerini tercih edebilirsiniz.

Bebeğinize sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazandırırken rutin doktor kontrollerine ve onun gelişim ihtiyaçlarına göre hareket etmeniz gerekir. Düzenli emzirme rutinlerini takip ederek meme-biberon geçişini kolaylaştırabilir ve ek formül kullanımını artırabilirsiniz. Bu sırada hem onun sağlığı hem de kendi konforunuz için anne memesine benzer formdaki Comotomo biberonları güvenle kullanabilirsiniz.

daha fazlası

Aileye yeni katılan bebeğe banyo yaptırmak oldukça heyecanlı, aynı zamanda da ebeveynlere kaygı veren bir aktivitedir. Fakat ilk banyonun nasıl ve ne zaman olması gerektiği hakkında çoğu zaman farklı görüşler ve uygulamalar söz konusu olur. Dolayısıyla hassas bebek cildine zarar vermeden ve doğru şekilde banyo yaptırmak, ebeveynlerin dikkat etmesi gereken meseleler arasında yer alır. Peki yeni doğan bebek neyle yıkanır ve ideal banyo zamanı neye göre planlanır?

Yeni Doğan Bebek Ne Zaman Yıkanır?

Yenidoğan bebekler, ilk doğdukları anda ve hastaneden çıkmadan önce sağlık çalışanları tarafından temizlenirler. Ancak henüz çok küçük olan ve göbek bağı düşmemiş olan minikler, eve geldikten hemen sonra banyo yapmaya hazır olmaz. Bebek yıkamaya dair çeşitli kültürel farklar ve inanışlar olsa da; Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, ilk bebek banyosu için doğumun üzerinden en az 24 saat geçmiş olması gerekir. Bebeğin hastane sonrası temizlenmesinin şart olduğu durumlarda ise doğumdan 6 saat sonra, çeşitli önlemler alınarak banyo yaptırılabilir.

Bütün bunlarla birlikte bebek banyosu, standart bir yetişkin banyosundan oldukça farklıdır. Çünkü dünyaya yeni gelen bebekler çevre şartlarından kolay etkilenir. Özellikle su sıcaklığı, yıkama alanının hijyeni ve diğer parametreler bebeklerin enfeksiyon kapmasına neden olabilir. Ayrıca suyun içinde uzun süre kalmak veya hızlı ısı değişimi gibi faktörler, hipotermi açısından risk taşır. Bu nedenle her ebeveynin yenidoğan bebek ne zaman yıkanır konusuna iyi karar vermesi ve yıkama işlemini mutlaka önerilen şekilde uygulaması gerekir. İdeal olarak hastane çıkışında, bebeğin tam anlamıyla banyo yapması için geçmesi gereken süre, 5 ila 15 gündür. Bu süreyi uzman doktorunuzla görüşerek planlamanız çok daha doğru olur. Böylece hem yenidoğan bebek nasıl yıkanır detaylarıyla öğrenebilir hem de keyifli bir aktivite planlayabilirsiniz.

Yeni Doğan Bebek Nasıl Yıkanır?

Yenidoğan bebek temizliğinin ilk evresi genellikle silme şeklinde gerçekleşir. Bu sayede hem bebeğin cilt kuruluğu gibi sorunlar yaşaması önlenir hem de emzirmede oluşabilecek güçlükler ortadan kaldırılır. Silme yöntemi, özellikle hastaneden ilk çıkış sonrasında en etkili temizlik yöntemidir. Fakat bebekler bir süre sonra daha kapsamlı bir banyoya gereksinim duyarlar. Bu nedenle yeni doğan bebek nasıl yıkanır konusundan biraz daha detaylı şekilde bahsetmekte fayda var:

  • Bebeğinize banyo yaptırmaya karar verdiyseniz, öncelikle yıkama alanını hazırlayarak işe başlayabilirsiniz. Banyo sırasında ihtiyacınız olacak bütün malzemeleri ve sonrasında giyeceklerini hazır ederek bebeğinizin üşümesini engellemiş olursunuz.
  • Yenidoğan bebekleri yıkamanın en ideal yolu küvet kullanmaktır. Küveti temin ettikten sonra düz bir zemine yerleştirmeli ve içini ideal sıcaklıkta (dirseğinizi değdirdiğinizde yanmayacak şekilde yaklaşık 37C’de) su ile doldurmalısınız. Dilerseniz bu sıcaklığı bir termometre kullanarak rahatlıkla ölçebilirsiniz.
  • İlk banyo sırasında bebeğin düşüp kaymasını veya fazla su yutmasını önlemek adına banyo filelerinden faydalanabilirsiniz. Bu sayede bebeği komple küvet içine sokmak zorunda kalmaz ve daha rahat yıkarsınız.
  • Bütün ön hazırlıkların tamamlanmasından sonra bebeğinizi file üzerine alarak yıkamaya başlayabilirsiniz. Bu esnada kullandığınız bütün malzemelerin bebek cildine zarar vermeyeceğinden emin olmalısınız.
  • Bebeği soyarak fileye yerleştirdikten sonra bir elinizle tutup, diğer elinizle yıkayabilirsiniz. Yıkama sırasında kol altı, boyun çevresi ve kulak arkası gibi sık terleyen yerleri yumuşakça temizlemelisiniz. Ayrıca bebek bezi bölgesindeki kırışık aralıkları da ihmal etmemelisiniz.
  • Yıkama işleminden sonra bebeğinizi önceden hazırladığınız havluya sararak iyice kurulamalı, bebek yağı ile masaj yaptıktan sonra fazla bekletmeden giydirmelisiniz.

Yenidoğan bebek banyosu, ilk başta gözünüzü korkutabilir. Fakat doğru ekipmanlar seçtiğinizde, aslında tek başınıza bile güvenle uygulayabileceğiniz keyifli bir aktivite halini alır. Özellikle biten banyonun ardından bebeği havluya sararak kurulamak biraz zor bir işlemdir çünkü bu esnada, tek elle tutulan bebeğin kayma riski bulunur. Ayrıca bebeği havluya sarmadan önce ıslak olarak almak üzerinizi batıran ve size ekstra iş yükü çıkaran bir durumdur. 

Minacles markalı bebek banyo havlusu ise; bütün bu sorunlardan kurtulmak adına tercih edebileceğiniz oldukça etkili ve inovatif bir üründür. Boyundan asılarak giyilen çıtçıtlı ve kolay takılır çıkarılır yapıda olan bu havlu, üzerinize giyerek kullanabileceğiniz bir önlük şeklindedir. Bu sayede bebeğinizi çift elle tutabilir, kaymasını önleyebilir ve rahat rahat kurulayabilirsiniz. İşleri sizin adınıza fazlasıyla kolaylaştıran Minacles bebek havlusu sayesinde, banyo saatini özel bir etkinlik haline getirebilirsiniz. Bebeğinizin havlusunu yakın bir yere koymak ya da yanınızdaki birinin tutması gibi ihtiyaçlarınızı ortadan kaldırdığı için bebeğinizi tek başınıza bile kolayca ve güvenle yıkamanıza yardımcı olur.

Bebeğin İlk Banyo Suyuna Ne Konur?

Yenidoğan yıkama işleminin üzerinden genel olarak geçmiş olsak da özellikle bebeğin ilk banyo suyuna ne konur konusunu biraz daha detaylı açıklamamız gerekebilir.

Yenidoğan bebek cildi oldukça hassastır, bu nedenle banyo suyuna ne koyduğunuz ve sonrasında bebek cildine hangi ürünleri sürdüğünüz önemlidir. Ayrıca kullandığınız banyo lifi, sünger ve havlu da içeriğine bakmanız gereken ürünler arasında yer alır. Aşağıdaki tavsiyelere uyarak bebeğiniz için çok daha sağlıklı banyolar planlayabilirsiniz:

  • İlk bebek banyosunda herhangi bir şampuan veya sabun kullanmanıza gerek yoktur.
  • Sonraki evrede bebeklere özel yenidoğan şampuanlarını ve sabunlarını kullanabilirsiniz ancak bu ürünlerin, bebeğinizin cildine uygunluğunu kontrol etmeniz, alerji yapması durumunda kullanımını kesmeniz gerekir.
  • Bebek şampuanları göz yakmaz fakat yine de şampuanı bebeğinizin yüzüne getirmemeye dikkat etmeniz önerilir.
  • Banyo esnasında iri bir mercimek tanesi kadar şampuan kullanmak yeterlidir.
  • Pek çok yenidoğanda görülen pullanma, endişe etmeniz veya ekstra yıkama yapmanız gereken bir durum değildir. Bu nedenle baş bölgesini zedelemeden yıkamanız yeterlidir. Bu durumda zaman içinde kendiliğinden geçecektir.
  • Banyo sonrası bebek cildini nemlendirmek için özel bebek yağlarından faydalanabilirsiniz. Bu sayede onu rahatlatır ve cildinin kurumasını önlersiniz.

Yeni Doğan Bebek Ne ile Yıkanır?

Minik bebeğinize banyo yaptırmadan önce temin etmeniz gereken birkaç ihtiyaç bulunur. Bu ihtiyaçları önceden hazırlayarak işleri kolaylaştırabilir ve risksiz bir yıkama ortamı edinebilirsiniz. Genel olarak ideal bir bebek banyosu için edinmeniz gereken başlıca ürünler şunlardır:

  • Bebek küveti
  • Banyo filesi
  • Kulplu su tası
  • Termometre
  • Yenidoğan bebek şampuanı
  • Pamuklu banyo lifi
  • Minacles bebek banyo havlusu
  • Bebek tarağı
  • Bebek losyonu

Pek çok ebeveyn gibi siz de yeni doğan bebekler nasıl yıkanmalı konusunda bazı tereddütler yaşıyor olabilirsiniz. Yıkama ortamını belirttiğimiz tavsiyelerle hazırlayarak, yıkama malzemelerini ise sağlıklı ve doğal ürünler arasından seçerek bu korkularınızdan kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Ayrıca sizi iş yükünden kurtaran Minacles banyo havlularını tercih ederek de, korkulu banyo günlerini eğlenceli etkinliklere dönüştürebilirsiniz.

daha fazlası

Anne sütüyle beslenen yenidoğan bebeğinize sütünüzü sağarak biberonla verdiğinizde ya da mama takviyesinde bulunduğunuzda verdiğiniz besin miktarını ölçme şansınız olur. Fakat özellikle doğumun ilk haftalarında, sadece emerek beslenen bebeklerde miktarı bilmek ve kontrol etmek biraz daha zordur. Bu nedenle hem yaşadığınız tecrübe eksikliği hem de midesi küçük olan bebeğinizin sık sık acıkması, sizi tereddütte bırakıyor olabilir. Endişe etmeyin, zamanla anne bebek ilişkiniz gelişerek bebeğinizin ne zaman acıktığını, ne zaman uykusunun geldiğini, ne zaman altının değiştirilmesi gerektiğini rahatlıkla anlayacaksınız. Hatta ağlama şeklinden bile neye ihtiyacı olduğunu ezbere söyleyebileceksiniz. Peki beslenmenin yavaş yavaş şekillendiği ve ebeveyn bebek ilişkisinin geliştiği dönemde, bebeğin aç olduğunu veya doyduğunu nasıl anlarız?

Bebeğin Aç Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Bebek gelişiminin en önemli adımı yeterli beslenmedir. Yeterli miktarda anne sütü ile beslenen bebekler, çok daha sağlıklı şekilde büyür. Ancak daha önce deneyimi olmayan ebeveynler için bebeğin beslenme planını düzene sokmak biraz zaman alan bir eylemdir. 

Bu aşamada siz de bebeğin aç olduğu nasıl anlaşılır tam olarak kestiremiyor olabilirsiniz. Eğer bebeğiniz;

  • Kucağa alınınca doğrudan memeye yöneliyorsa,
  • Parmağını veya elini emiyorsa,
  • Başını meme ucuna ulaşmaya çalışır gibi hareket ettiriyorsa,
  • Huysuzlanıyor ve ağlıyorsa,
  • Uykudan uyanıyor ve ağlıyorsa,
  • Durgunlaşıp farklı sesler çıkarıyorsa

acıkmış olabilir. 

Özellikle doğumun ilk aylarında bebeğinizin midesi oldukça küçüktür ve kısa sürede dolar. Bu nedenle bebeğiniz, 2-3 saatte bir acıkarak size yukarıdaki uyarılardan birini gönderebilir. Henüz ihtiyaçlarını düzgün ifade edemeyen yeni doğan bebeğin aç olduğu nasıl anlaşılır konusu, aslında bu tepkileri kontrol ederek kavrayabileceğiniz bir konudur. Ancak ağlayan bebeği beslemek her zaman o kadar kolay değildir; bu nedenle en doğrusu, bebeğinizi ağlamaya başlamadan önce doyurmaktır. Zamanla kazanacağınız tecrübe sayesinde, bebeğinizin ne zaman acıkıp acıkmadığını daha iyi anlayabilir ve ideal bir beslenme planı oluşturabilirsiniz.

Bebeğin Doyduğu Nasıl Anlaşılır? 

Genellikle kendini ağlama ve huzursuzluk ile gösteren açlık, doymaya nazaran anlaşılması kolay bir durumdur. Bebeğinizin ne zaman acıktığını anlıyor olsanız bile ne zaman doyduğu konusunda tereddüt yaşıyor olabilirsiniz. Örneğin; doğumun ilk ayları, biberon kullanımı için erkendir ve beslenme doğrudan emzirme yoluyla gerçekleşir. Bu esnada bebeğinizin ne kadar süt tükettiğini kontrol etmeniz mümkün olmayabilir. Fakat sadece anne sütü alan bebeğin doyduğu nasıl anlaşılır sorusuna, şu ipuçları üzerinden kolaylıkla yanıt bulabilirsiniz:

  • Yenidoğan bebek, genellikle doyduğu zaman meme ucuyla oynamaya ve kendini oyalamaya başlar. 
  • Doyan bebek, kendini anne memesinden geriye doğru atma eğiliminde olur ve emmeye devam etmek istemez.
  • Emzirme sonrası karnı doyan bebek, gevşeyerek rahatlar; önceki huysuzluğundan kurtulur ve huzurlu olur.
  • Emzirmeden sonra karnı doyan bebek, anne memesi üzerinde uyuklamaya başlar ve yatağa yatırıldığında kesintisiz şekilde uyur. Bebeğin rahat ve deliksiz uyuması, karnının doyduğunu gösterir.

Eğer bebeğiniz emzirme sonrası bu tür tepkiler veriyorsa, doyduğunu anlayabilirsiniz. Ancak bu sırada, beslenme miktarından emin olamıyor ve doymayan bebek uyur mu diye merak ediyor olabilirsiniz. Bebeğinizin doymadığını anlamanın en iyi yolu, emzirme sonrası uyku süresini kontrol etmektir. Eğer bebeğiniz uyusa bile 5-10 dk içinde yeniden uyanıyor ve ağlamaya başlıyorsa, bu onun henüz doymadığı anlamına gelebilir. Bebeğinizin doyduğuna emin olmanızın bir diğer yolu da gelişimini yakından takip etmektir. Eğer bebeğiniz olması gereken kilodaysa, doktor kontrollerinde haftalık alması gereken kiloya ulaşıyorsa ve gün içerisinde 6-7 adet çiş dolu bez değiştiriyorsanız bebeğiniz rahatlıkla doyuyor demektir.

Bebek beslenmesi, zaman içinde gelişen ve belirli bir sisteme oturan bir süreçtir. Doğumun ilk aylarında gelişim hızlı olduğundan, beslenme ihtiyacının artması ve şartların değişmesi normaldır. Bu sırada eğer bebeğinize, günlük olarak ne kadar süt verdiğinizi kontrol etmek istiyorsanız, en sağlıklı bebek biberonlarından Comotomo biberon çeşitlerini gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Anne memesine birebir benzerliği ve temiz içeriği ile beslenmeyi kolaylaştırmanızı sağlayan bu biberonlar, aynı zamanda biberon ve emziğe geçişi rahat olan harika ekipmanlardır.

daha fazlası

Vitamin, mineral, hormon ve antioksidan bakımından oldukça zengin olan anne sütü, bebeğin beslenme ihtiyaçlarını tek başına karşılayabilen mucizevi bir besin kaynağıdır. Fakat bazı zamanlarda emzirmeye uygun ortam bulamayabilir, yeterli zamanınız olmayabilir veya meme reddi yaşayan bebeğinize anne sütü içirmek istiyor olabilirsiniz. Tam da böyle zamanlar için sütünüzü sağarak saklamak oldukça pratik bir yöntemdir. Fakat doğal içerikli bir besin olan anne sütünün yanlış koşullarda saklanması, bebek sağlığını tehdit eden bir durumdur. Bu nedenle sağılan anne sütü nasıl saklanır, anne sütü saklama koşulları nelerdir her annenin bilmesi gereken önemli konulardandır.

Anne Sütü Nasıl Saklanır?

Sütünüzü elle ya da elektrikli pompa gibi özel ekipman kullanarak sağma işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Fakat ne yazık ki bu işin bittiği anlamına gelmez. Bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için büyük önemi olan anne sütünün sağıldıktan sonra temiz ve güvenli bir şekilde saklanması gerekir. Sağılan sütün bozulmaması ve sonrasında hijyenik bir şekilde bebeğiniz için içime hazır hale getirilmesi için anne sütü nasıl saklanır öğrenmeniz gerekir.

Anne sütünü günümüzde özel olarak üretilen anne sütü saklama poşetleri veya cam kaplar yardımıyla besin değerini kaybetmeden güvenle saklayabilirsiniz. Tercihiniz hangisi olursa olsun, kullandığınız saklama malzemesinin mutlaka hijyenik ve temiz olmasına özen göstermelisiniz. Dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta, her bir saklama poşeti ya da kabına bebeğinizin bir öğünde içebileceği miktarda süt koymanız gerektiğidir çünkü dondurulmuş anne sütü çözüldükten sonra tekrar buzdolabında bekletilmemeli ya da tekrar dondurulmamalıdır. Diğer bir önemli nokta ise, sütün saklama malzemesine koyulduktan sonra mutlaka tarihlendirilmesidir. Bebeğinize saklanan anne sütlerinden verirken mutlaka üzerindeki tarihe bakarak daha önce sağılmış olan süte öncelik vermeli, böylece sütlerinizin bozulmasını önlemelisiniz.

Anne sütünü oda sıcaklığı, buzdolabı veya dondurucu gibi farklı alanlarda muhafaza edebilirsiniz. Fakat sakladığınız yerin sıcaklığına göre saklama süreleri değişkenlik gösterir. Peki anne sütü saklama koşulları ve sıcaklık değerleri nasıl olmalıdır? 

Anne Sütü Saklama Koşulları

Anne sütü, doğal bir besin olduğundan uzun süre bekletildiğinde bozularak kullanılamaz hale gelir. Dolayısıyla saklama koşullarına dikkat etmemeniz halinde, sütünüzü ziyan etmiş olursunuz. İdeal koşullarda korunan anne sütü saklama süresi ortalama 24 saattir, oda sıcaklığı olan 19 - 25°C’de ise bu süre 3 saate iner. Fakat buzdolabı veya dondurucuyu  kullanarak bu süreyi uzatabilirsiniz. Anne sütünü 0-4°C’de buzdolabında 3 gün, -18°C derin dondurucuda ise 3 ay boyunca muhafaza edebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında sütünüzü oda sıcaklığında bırakmamanızı, buzdolabı ya da dondurucuda saklamanızı öneririz. 

Sıcaklık değeri, anne sütü saklama koşulları üzerinde etkili olduğundan, süresi geçen sütü kullanmaktan çekinmeli, sütün bozulma ihtimali oluştuğunda bebeğinize vermeme konusunda tereddüt etmemelisiniz. 

Buzlukta Saklanan Anne Sütü Nasıl Çözdürülür? Anne Sütü Nasıl Isıtılır?

Anne sütü buzlukta ne kadar saklanır konusunun yanı sıra, sütü nasıl doğru şekilde çözdüreceğinizi de bilmeniz gerekir. Anne sütü saklanırken olduğu kadar ısıtma veya çözdürme işlemi sırasında da doğru adımlar uygulanmalıdır. Aksi halde, çözdürme sırasında sütün besin değerini kaybetmesine neden olabilirsiniz. Dondurucuya giren anne sütünü saklama ve çözdürme sırasında şu ipuçlarından faydalanabilirsiniz:

  • Anne sütü dondurucuya girdikten sonra genleşir, bu nedenle kullandığınız saklama malzemelerini ağzına kadar doldurmamanız gerekir.
  • Bebeklerin tek seferde tükettiği süt miktarı genellikle 60 ila 120 ml arası olduğundan, bu ölçülerde saklama kapları kullanmak size kolaylık sağlayabilir.
  • Yenidoğan bebekler ise daha az süt ihtiyacına sahiptir ve porsiyon tüketimi 30 ml’ye kadar düşebilir. Bebeğinizin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak kap tercih etmeniz daha doğrudur.
  • Saklama kaplarının üzerine süt sağma tarihi ile süt miktarını yazmak, ideal tüketim süresini belirlemek için kolay bir yöntemdir.
  • Kullandığınız saklama kap veya poşetlerinin, hava almamasına özen göstermelisiniz.
  • Dondurucuda saklanan süt, yüksek ısıya veya doğrudan güneş ışığına maruz kaldığında bozulur. Bu nedenle mikrodalgada ya da ocakta kesinlikle ısıtmamalısınız. Bunun yerine kademeli çözdürme adımlarını takip etmeli ve sütü önce buzdolabının normal kısmında bekletmelisiniz. Ardından benmari usulü ılık su dolu bir kaseye poşetiyle ya da saklama kabıyla koyarak çözdürmelisiniz.
  • Buzluktan çıkardığınız sütü oda sıcaklığında 1 saatten fazla bekletmemeli ve çözdürdükten sonra dondurucuya geri koymamalısınız.

Buzlukta sakladığınız sütü kullanırken bu önerilere dikkat etmeniz önemlidir. Genel olarak kademeli şekilde ısıttığınız süt, memeden gelen sütünüz ile aynı ılıklığa eriştiğinde bebeğinize vermek için uygundur. Böyle bir saklama yöntemi ile hem sütünüzü maksimum süre koruyabilir hem de bebeğinizin gelişimine en iyi şekilde katkı sağlayabilirsiniz.

Dışarı Çıkarken Anne Sütü Nasıl Saklanır?

Anne sütünü saklamanın tek yöntemi buzdolabı veya dondurucu değildir. Kimi zaman, dışarıda uygun emzirme ortamının bulunmaması nedeniyle sütünüzü evde sağarak dışarı çıkmayı da tercih edebilirsiniz. Bu nedenle dışarı çıkarken anne sütü nasıl saklanır merak ediyor olabilirsiniz.
Dışarı çıkarken anne sütünü saklamanın en ideal yolu, doğru bir saklama kabı ve çanta kullanmaktır. Bu esnada da sağdığınız sütün porsiyonlara göre bölünmesi, size pek çok açıdan pratiklik sağlar. Örneğin; medikal sınıf saf hijyenik silikondan elde edilen ve BPA içermeyen Comotomo biberon, sütünüzü saklamak için sağlıklı bir saklama kabı görevi görür. Dışarı çıkarken ihtiyacınız kadar olan sütü hava almayan bir Comotomo biberona sağabilir, biberonu ise ısı koruma özellikli bir termos çantaya yerleştirebilirsiniz. Çantanın içindeki gözlere buz aküleri koyarak, sütün uzun süre bozulmadan kalmasını sağlayabilir ve dışarıda bebeğinizi rahatlıkla besleyebilirsiniz. Dilerseniz Comotomo biberonları farklı hacimlerde tercih ederek yedekli de kullanabilirsiniz. Böylece bebeğinizin her ortamda, en uygun miktarda süt tüketmesini sağlayabilirsiniz.

daha fazlası

Bir annenin en büyük yardımcılarından biri olan biberonlar, sağılan anne sütünün bebeğe verilmesi, anne sütünden kesildikten sonra ya da anne sütünün yetmemeye başladığı zamanlarda mama takviyesi yapılması gibi birçok amaçla kullanılabiliyor. Peki hem bebeğin doğru şekilde beslenmeye devam edebilmesi hem de sağlığıyla ilgili risklerin oluşmaması için biberon emziği ne kadar sürede değiştirilmeli ve değişim sırasında neleri göz önünde bulundurmak gerekiyor?

Biberon Emziği Ne Kadar Sürede Değiştirilmeli? 

Biberon emziğinin ne zaman değiştirilmesi gerektiği konusunda bazı kaynaklar ayda bir bu değişimin yapılması gerektiğini söylerken, bazı kaynaklar ise bu sürenin 2-3 ay arasına çıkabileceğini söylüyor. Elbette bu süre biberonun kullanım sıklığına, temizlenme koşullarına ve dönüşümlü kullanılan yedek biberonun bulunup bulunmadığına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bu yüzden annelerin biberon emziğinin takibini yapması ve şu gibi durumlar ortaya çıktığında değişimi derhal gerçekleştirmesi gerekir: 

  • Biberon emziğinin parlaklığını kaybederek bulanık ya da mat bir hale gelmesi,
  • Delik kısmının ısırma ya da farklı nedenlere bağlı olarak genişlemesi ya da yıpranması,
  • Fazla kaynatma işlemine maruz kalma nedeniyle oluşan deformasyonlar.

Eğer bebeğinizin biberonu kullanma sıklığı çok yoğun değilse, yedek biberon ya da biberon emzikleri kullanarak aynı biberonun kullanım sıklığı azaltılıyorsa ve biberon emziğini doğru yöntemlerle temizleyerek hijyenik kalmasını sağlıyorsanız, o halde biberonun ve biberon emziğinin kullanım ömrü uzayacaktır. Dayanıklı  ve kolayca deforme olmayan medikal sınıf %100 premium silikondan üretilmiş olması dolayısıyla uzun ömürlü bir kullanım imkanı sunan Comotomo biberon emziği modellerine Mini Miracles Hut websitemiz üzerinden ulaşabilirsiniz. 

Peki biberon emziğinin yanı sıra biberon ne kadar sürede değiştirilmeli ve hangi marka biberonlar kullanılmalı?

Biberon Ne Kadar Sürede Değiştirilmeli?

Biberon emziğinin değişimini gerekli kılacak durumlar aslında biberonlar için de geçerli. Uzmanlar, beslenmenin sağlıklı ve hijyenik bir şekilde devam edebilmesi adına bir biberonun maksimum 6 ay boyunca kullanılması gerektiğini ifade ediyor.

Elbette doğru yöntem ve malzemeler kullanarak biberonu temizlerseniz bu süreyi biraz daha uzatmanız mümkün. Biberon temizliği sırasında kimyasal maddeler içeren deterjanlar yerine tamamen doğal ve organik içerikleri olan biberon temizleyiciler tercih etmek hem bebeğinizin sağlığı hem de biberonun hijyeni açısından son derece önemli. Tüm bunlara ek olarak bir biberon ömrü ne kadardır diye soruyorsanız, seçtiğiniz markanın bu sorunun cevabında büyük önemi var.
Eğer siz de bebeğiniz için hangi marka biberonu seçmeniz gerektiği konusunda kararsızlık yaşıyorsanız, %100 medikal sınıf saf hijyenik silikondan üretilmiş olan ve plastik biberonlara kıyasla sağlıklı bir alternatif olan ve camla aynı hammaddeye sahip Comotomo silikon biberon modellerini tercih edebilirsiniz. Comotomo biberon seçeneklerini Mini Miracles Hut websitemiz üzerinden inceleyebilirsiniz.

daha fazlası

Bebeğin memeyi ısırması emziren annelerin bir çoğunun sıkça karşılaştığı ve zorlandığı bir durum. Genellikle diş çıkarma döneminde görülen bu durumun farklı sebepleri de olabilir. Bebekler memeyi neden ısırır ve emzirirken bebeğinizin memeyi ısırmasına nasıl engel olabilirsiniz gibi sorulara yanıt bulabilmek için öncelikle altta yatan ana nedeni bilmeniz gerekir. Bu yazımızda “Bebeğim emerken ısırıyor” diyen annelerin merak ettiklerini yanıtlıyoruz.

Bebekler Emerken Neden Isırır?

Bebeklerin 3. aydan itibaren damak ve diş etleri kaşınmaya başlar ve yavaş yavaş diş çıkarma dönemine adım atarlar. Ağız suyunun artmasından da bebeğinizin bu evreye geçtiğinin kolayca farkına varabilirsiniz. Meme ısıran bebeklerin çoğunun ana sebebi diş çıkarma döneminde diş etlerinde yaşadıkları huzursuzluğu rahatlatmaktır.

Bebeğin meme ucunu ısırmasının diğer bir sebebi de hastalık dönemi olabilir. Bu dönemde hem burnu tıkalı olduğu için emmekte zorlandığından hem de diş etlerinde ağrı ya da sızlama hissettiğinden meme ısırmaları gerçekleşebilir. Bebeğiniz eğer emerken hastalık yerine farklı bir sebepten ötürü rahat edemiyorsa bu da onu meme ucunu ısırmaya yöneltebilir. Örneğin yanlış emzirme pozisyonunda emziriyorsanız, bebeğiniz sütü yeterince ve rahat çekemiyorsa ya da memeyi düzgün kavrayamıyorsa hırslanarak tepki göstermek için meme ucunu ısırabilir. Büyüdüklerinde annenin ilgisini ve dikkatini çekmek için ya da daha önce aldıkları tepkiden ötürü durumu oyun sanarak ısırmak da diğer bazı sebeplerden olabilir.

Yukarıda bebekler memeyi neden ısırır sorusunun olası sebeplerinden bahsettik. Şimdi de bebeğinizin memeyi ısırmasını önlemek için neler yapabilirsiniz onlara bir göz atalım.

Emzirirken Bebeğinizin Memeyi Isırmasına Nasıl Engel Olabilirsiniz?

Bebeğinizin memenizi ısırmasını önlemenin en iyi yolu her ne kadar altında yatan sebebi anlamak olsa da, her ne sebepten olursa olsun yapmanız gereken ilk şey ısırdığı an yavaşça ve tepki göstermeden parmağınızı araya sokarak bebeğinizi memeden ayırmak olmalı. Emmeye ara vermeli ve bebeğiniz ağlayıp memeyi tekrar isterse tekrardan emzirmelisiniz.

Bebeğiniz eğer başlıca sebep olabileceğini belirttiğimiz diş kaşıma sebebiyle meme ısıran bebekse, diş kaşıyıcılardan yararlanabilirsiniz. Buzdolabında soğutulabilen diş halkaları bebeğinizin diş etlerini rahatlatacaktır. Ayrıca emzik kullanıyorsanız ara sıra bebeğinizin dişlerini kaşımasına yardımcı olabilmesi için emzik vererek huzursuzluğunu almasını sağlayabilirsiniz. Bebeğinizin hastalık döneminden geçiyor olması sebebiyle meme ucunuzu ısırdığını düşünüyorsanız, serum fizyolojik kullanarak bebeğinizin burnunu açık tutmaya gayret gösterebilirsiniz. Emzirme pozisyonunuz konforlu değilse hem sizin hem de bebeğinizin daha rahat olabileceği farklı emzirme pozisyonları deneyebilirsiniz. Doğru emzirme teknikleri ve pozisyonları için hazırlamış olduğumuz yazımızdan faydalanabilirsiniz.

Bebeğiniz memenizi ısırdığında vereceğiniz tepki ne sert ne de bebeğinizin bunu oyun zannedebileceği yumuşaklıkta olmalıdır. Sert tepki vermeniz bebeğinizi memeden uzaklaştırabileceği gibi aynı zamanda hırslanmasına ve inatlaşarak daha güçlü ısırmasına neden olabilir. Çığlık atmanız ya da gülerek tepki vermeniz ise, bebeğinizin bu durumdan eğlenmesine ve tekrarlamasına yol açabilir. Bu sebeple yapabileceğiniz en doğru şey, tepki vermeden memenizi bebeğinizin ağzından çıkarmak ve biraz zaman geçtikten sonra tekrar meme vermeyi teklif etmek olacaktır.

daha fazlası

Annelere ve babalara düşen görevler hamilelik süreciyle başlar. Doğumdan önce bu görevlerin yerine getirilmesi, gebelik sürecinin sorunsuz şekilde atlatılması ve doğum sonrasına yeterince hazır olunması açısından oldukça önemli. Hamilelik döneminde doktor ile düzenli olarak görüşerek ondan tavsiyeler almak, beslenmeye dikkat etmek, hamilelik egzersizleri yapmak ve doğum planı hazırlamak ne kadar önemliyse, anne ve bebeğin ihtiyacı olan eşyaları hazırlamak da bir o kadar önemli. Peki doğum anı yaklaşırken yenidoğan alışveriş listesi ne olmalı, hastane çantasında olması gerekenler neler ve bu ürünleri seçerken nelere dikkat etmek gerekli?

Anne İçin Alınması Gerekenler

Anne için düşünülmesi gereken ilk eşyalar, vücudun rahat etmesini sağlayacak giysilerdir. 

Emzirme düşünülerek önden açılan pijamalar ya da gecelik tarzı giyim ürünleri tercih edilebilir. Ek olarak hijyenik pedler, göğüs pedi, sıcak su torbası, lohusa külodu, göğüs koruyucu aksesuarlar gibi eşyalar doğum yapacak kadınlar için bir gerekliliktir. Eğer arzu ederseniz hastane çantası hazırlarken bu listeye rutin olarak kullandığınız kişisel bakım ve kozmetik ürünlerini de ekleyebilirsiniz. 

Bebek İçin Giyim İhtiyaçları

Annelerin ihtiyaçları kadar bebek için alınması gerekenler de önemli. Bebek doğmadan önce alınması gerekenler listesindeki bazı ihtiyaçları şu şekilde listelemek mümkün:

  • 3-4 adet body,
  • 3-4 adet pijama ya da alt kıyafeti,
  • 3-4 adet tulum,
  • 3-4 adet eldiven, çorap ve patik,
  • 1-2 adet pamuklu şapka ya da bebek başlığı,
  • Mevsimine göre yelek, mont ve hırka.

Arzu ederseniz kendi istekleriniz ve doktorun tavsiyeleri doğrultusunda bu listeyi çeşitlendirmeniz mümkün. 

Bebek İçin Bakım ve Temizlik Ürünleri

Bebeklerin ciltleri son derece hassas olduğundan, bakım ve temizlik ürünlerinin de bu durum göz önünde bulundurularak hassasiyetle seçilmesi gerekiyor. Mümkün olduğunca bebeğin cildini tahriş etmeyecek ya da alerjik reaksiyonlara neden olmayacak ürünler tercih edilmeli. Bebeklerin yenidoğan hastane çantası içerisinde bulunması gereken bakım temizlik ürünlerinin listesi şu şekilde:

  • Bakım çantası,
  • Emzik kutusu ve yalancı emzik,
  • Tarak, fırça ve tırnak makası,
  • Islak mendil ve bezler,
  • Biberon (emzirememe ihtimaline karşı yedekte bulunmalı)

Eğer arzu ederseniz ve doktor tarafından da tavsiye edilirse sterilizatör ve biberon ısıtıcısı gibi ürünleri de hamilelik hastane çantası içine ekleyebilirsiniz. 

Doğumdan önce alınması gereken son derece geniş bir doğuma hazırlık listesi mevcut. Bu liste içerisinde giyim ihtiyaçlarından bebek bakım ve temizlik ürünlerine, banyo ürünlerinden beslenme ve emme ihtiyaçlarına kadar geniş bir çeşitlilik var. Doğuma hazırlık listesinde yer alan birçok ihtiyaç aynı zamanda hastane çantasında da yer almalı. Bu malzemelerin en ince ayrıntısına kadar düşünülmesi büyük önem taşıyor. Nitekim tek bir eksik bile can sıkıcı olabilir. Bazı ihtiyaçlar da doğum sonrasında hastaneden eve gelindiğinde kullanılacak ve hatta daha da ilerleyen dönemlerde ihtiyaç haline gelecek olan malzemelerdir. Şimdi hep birlikte bunlara bir göz atalım.

Banyo İçin Gerekenler

Bebeklerin ilk banyosu son derece önemli. Hatta günümüzde ilk banyo günü başlı başına bir etkinlik olarak görülüyor. İlk banyo için elbette bir bebek küveti ve bebek filesi gerekli. Ek olarak bebekler için özel olarak üretilmiş olan banyo süngeri, bebek şampuanı ya da sabunu ve bebek losyonu gibi ürünler kullanabilirsiniz. Banyo sonrası içinse kundaklı bebek banyo havlusu ihtiyacınız olacak. Ayrıca suyun sıcaklığını ayarlamak için termometre, tırnak kesimi ve benzeri bakımlar için bakım yatağı ve olası bir pişik durumuna karşı pişik kremi almayı da tercih edebilirsiniz. 

Beslenme ve Emme İhtiyaçları İçin Gerekenler

Geldik bebek için alınması gerekenler listesinin en önemli kısmına. Hastanede bebeğin beslenme ihtiyacı olarak annenin emzirmesiyle karşılanacağından, listenin ilk sırasında bir emzirme sütyeni eklemek gerekebilir. Aynı zamanda ihtiyaç olan süt miktarının karşılanması adına doktor tavsiyesi ile göğüs pompası da kullanılabilir. Bebeklerde beslenme ve emme ihtiyaçlarının karşılanması adına gereksinim duyulan diğer ürünler şu şekilde:

  • Biberon,
  • Emzik,
  • Emzirme minderi,
  • Biberon ısıtıcı ve taşıyıcı,
  • Sterilizatör

Özellikle biberon seçiminde özenli davranmak son derece önemli. Siz de bebeğiniz için medikal sınıf premium saf hijyenik silikondan üretilen, süt akış hızı ayarlanabilir ve zararlı maddeler içermeyen Comotomo biberon modellerine Mini Miracles Hut güvencesiyle ulaşabilirsiniz. 

daha fazlası

Yenidoğan bebeklerdeki en yaygın problemlerden biri beslenme sonrası ortaya çıkan gaz sorunudur. Özellikle ilk aylarda görülen bu sorun, bebek sindirim sisteminin tam olarak gelişmemesinden kaynaklanır ve sıklıkla 3. veya 4. aydan sonra azalarak kesilir. Bu süreçte bebeğinize destek olmak ve gaz sancılarını minimuma indirmek için deneyebileceğiniz birkaç ipucu vardır, bunların başında ise biberon ve biberon emziği seçimi gelir. Peki biberon gaz yapar mı ve gaz yapmayan biberonun özellikleri nelerdir?

Bebeklerde Gaz Neden Olur?

Bebek gelişiminde, beslenmenin doğal yollarla ve sağlıklı olması son derece önemlidir. Anne sütü ile başlayan beslenme zamanla formül mama ile beslenmeye dönüşebilir ve bu zaman zarfında bebekte sık sık gaz problemi gözlenebilir. Temel olarak tam gelişmemiş sindirim sisteminden kaynaklanan bu sorun, bazen de doğrudan biberon tipi ve beslenme biçimi ile ilgilidir. Yanlış pozisyonda ve yanlış biberon aracılığıyla gerçekleşen bir beslenme sonucu bebeğiniz fazla hava yutarak gaz problemi yaşayabilir. Kimi zaman ise biberondaki akış uyuşmazlığı nedeniyle beslenme, ihtiyaçtan fazla ve hızlı şekilde tamamlanarak sindirim şikayetlerini artırabilir. Bunların yanı sıra sürekli yaşanan gaz rahatsızlığı bazen de sizin tekrarladığınız şu gibi yanlış hareketler ile ilişkilidir;

  • Yanlış beslenme pozisyonu,
  • Bebek ayaklarının açık kalması ve bebeğin üşütmesi,
  • Gaza neden olan besinlerin fazla tüketilmesi,
  • Gereğinden fazla beslenilmesi,
  • Bebeğin beslenmeden hemen sonra yatırılması,
  • Beslenme sonrası bebeğin gazının çıkarılmaması.

Genel olarak bebeğin gelişim hızına ve ihtiyacına uygun olmayan ve antikolik özellikli olmayan bir biberon tercih etmek, yaşanılan gaz şikayetlerini ve bebekteki kolik rahatsızlık durumunu artıracaktır. Bu nedenle doğru beslenme açısını ve tarzını bulduktan sonra yapmanız gereken ilk şey, gaz yapmayan biberon seçeneklerini incelemek olmalıdır.

Gaz Yapmayan Biberon

Bebeği beslemenin tek bir yolu bulunmaz. Çoğu ebeveyn bebeğini karma yöntemle beslemeyi tercih eder. Örneğin; vaktiniz olduğunda bebeğinizi doğrudan anne sütü ile besleyerek, diğer zamanlar içinse sütünüzü önceden sağıp formül ile birleştirerek karma bir plan oluşturmak en mantıklısıdır. Bu sayede hem pek çok açıdan konfor kazanmış hem de miniğinizi yavaş yavaş memeden ayırmış olursunuz. Ancak özellikle bu aşamada antikolik olarak bilinen gaz önleyici biberon tercih etmek birincil önceliğiniz olmalıdır, aksi halde bebeğinizdeki kolik riskini tetikleyebilir ve sürekli devam eden ağlama nöbetleri ile karşılaşabilirsiniz. Elbette böyle bir durum ev içindeki genel psikolojiyi, özellikle de anne olarak sizi olumsuz etkileyecektir.

Gaz yapmayan biberon denilince akla pek çok seçenek gelse de hem bebeğin anne memesi ile kurduğu yakınlık hissini en iyi şekilde sunan hem de gelişim hızına en uygun şekilde beslenmesini sağlayan çift antikolik havalandırma deliği sayesinde gaz ve kolik oluşumunu önleyen Comotomo biberonlar, gözünüz kapalı tercih edebileceğiniz modeller arasında yer alır.

Antikolik özelliğinin yanı sıra Comotomo biberon seçeneklerinin sunduğu diğer avantajların başında şunlar gelir:

  • Yumuşacık silikon gövdesiyle bebeğinize tutuş kolaylığı sunar,
  • BPA ve zararlı maddeler içermez, 
  • Uzun süre dayanıklıdır,
  • Bebeğinizin küçük kas gelişimini destekler,
  • Mükemmel ten uyumu sunar ve anne memesini aratmaz,
  • Ağız yapısı aynı anne memesi kadar geniştir,
  • Akış hızı ve kapasitesi bebek yaşına göre tercih edilebilir,
  • Ek aparatlara gereksinim duymadan antikolik özellik sunar ve bu da temizleme kolaylığı sağlar.

Bebeğinizi biberona alıştırmak veya doğru ekipmanları bulmak yorucu bir süreç gibi gözüküyor olabilir. Dolayısıyla işleri sizin için her açıdan kolaylaştıran antikolik Comotomo biberon çeşitlerine, sandığınızdan daha fazla gereksinim duyuyor olabilirsiniz. Yenidoğanlar için sağlıklı çözümler sunan websitemiz üzerinden edineceğiniz bu biberonlar ile beslenmeyi çok daha pratik ve faydalı hale getirebilirsiniz.

daha fazlası

Anneler için bebekten yavaş yavaş ayrılma ve günlük rutine dönme aşamasında devreye giren biberon, oldukça faydalı bir ekipman. Bebek beslenmesinde sağladığı fayda ise tartışılmaz bir gerçek. Ancak bebeklik döneminde anne memesinden sonra en önemli beslenme aracı olan biberon, yaş ilerledikçe vazgeçilmesi gereken bir alışkanlık haline gelebiliyor. Dolayısıyla biberon bırakma evresinin, hem çocuğun kendini huzursuz hissetmemesi hem de sürece karşı çıkmaması adına mümkün olan en doğal haliyle tamamlanması gerekiyor. Bu aşamada ebeveynlere ve özellikle anneye, bazı temel adımları takip etme gibi önemli bir görev düşüyor. Peki biberonun artık bırakılma vaktinin geldiği nasıl anlaşılır ve çocuğa en sağlıklı şekilde biberon nasıl bıraktırılır?

Biberon Kaç Yaşında Bırakılmalı?

Nasıl ki emzirme sırasında anne ve bebek arasında manevi bir bağ kuruluyorsa bebek ile biberon arasında da güçlü bir ilişki oluşur. Özellikle konforlu, yumuşak ve kullanışlı olan Comotomo biberon çeşitleri gibi anne memesine benzer yapıdaki sağlıklı ekipmanlar, çocukların kolayca yakınlık hissi geliştireceği biberonlardır. Bu avantajlar biberona geçiş ve beslenme sürecinde işinizi bir hayli kolaylaştırsa da zaman zarfı içinde biberon alışkanlığının sonlandırılması gerekir. Aksi halde gerekenden fazla biberon kullanan çocuklarda ağız ve diş sağlığı tehlikeye girer, çene yapısında deformasyon riski artar ve iştah azalır. Ayrıca biberondan kopamayan çocuk sürekli ağlamaya ve huzursuz hissetmeye başlayabilir.

İşte bu gibi olumsuz koşulların oluşmaması adına biberon kullanım süresini ve bırakma aşamasını iyi ayarlamak son derece önemlidir. Süreç her çocuk için farklı işler fakat biberon kaç yaşında bırakılmalı konusunda belirtilen bazı maksimum evreler bulunur. Genel olarak biberon kullanımının en fazla 2 yaşından önce tamamen sonlandırılması gerekir, buradaki ideal aralık ise 1-2 yaş arası herhangi bir dönem olarak sınırlandırılabilir. Çünkü ilerleyen evrede çocuk biberona karşı vazgeçilmez bir arkadaş gözüyle bakarak bağımlılık geliştirebilir.

Biberon Nasıl Bıraktırılır?

Biberon bıraktırma yaşı belirgin olsa da ara evreler herkes için aynı değildir. Kimi zaman kullanımı bir anda sonlandırmak ve keskin bir geçiş yapmak tercih edilir fakat en ideal yöntem, çocuğu yavaş yavaş bardağa alıştırmak ve her geçen gün biberonu daha az kullanmasını sağlamaktır. Bu şekilde çocuğunuzun geçiş aşamasına uyum sağlamasını kolaylaştırabilir ve o farkında bile olmadan aşamaları tamamlayabilirsiniz.

Eğer siz de artık biberondan bardağa geçiş için uygun zaman aralığında olduğunuzu düşünüyorsanız bazı biberon bıraktırma hazırlıklarına başlayabilirsiniz. Örneğin; öğünlerde biberon kullanımını sınırlandırabilir ve nasıl ki doğumun ilk döneminde meme-biberon geçişini yavaş yavaş yaptıysanız aynı şeyi burada da uygulayabilirsiniz. Böylece bardak ve biberon arasında bir denge kurarak geçişi doğal akışına bırakabilirsiniz. 

Biberon Bırakma Yöntemleri

Çocuğunuz sürekli biberona bağımlı yaşıyorsa artık bu konuda bazı önlemler almanın vakti gelmiş olabilir. Bu aşamada size yardımcı olacak yöntemlerden birini deneyerek kendiniz için en iyi çalışan formülü rahatlıkla bulabilirsiniz:

  • Çocuğunuzun biberonu sadece mama sandalyesinde veya masada kullanmasına izin verin.
  • Gece yatarken biberon alışkanlığı varsa biberona süt yerine su koymayı deneyin.
  • Gün içinde biberonu su ihtiyacını karşılamak için kullanın, meyve suyu ve süt gibi diğer sıvı gıdaları ise bardakta verin.
  • Bardakları renklendirmeyi ve onun için ilgi çekici hale getirmeyi deneyin, mesela bardağın üzerine sevdiği çizgi film karakterlerini ekleyin.
  • Biberonsuz tüketilen besinler için onu sık sık yüreklendirin ve onunla ne kadar gurur duyduğunuzu ifade edin.
  • Önüne hedefler koyarak bardakla içilen süt veya meyve suyu sonunda sevdiği bir şeyi yapmayı teklif edin.
  • Biberonun zararları ve onu nasıl etkileyeceği konusunda açık olun, ona her şeyi güzelce anlatın.
  • Kararlılığınızdan asla vazgeçmeyin.

Her bebek için biberona geçiş, emzik uyumu ve biberon bırakma evreleri oldukça farklıdır; dolayısıyla süreç içindeki diğer şeylerde olduğu gibi bazı şeyleri kendi deneyimlerinizi baz alarak düzenlemeniz gerekir. Tıpkı biberon ne zaman bırakılmalı sorusunun net bir yanıtı olmadığı gibi kullanılan teknikler de farklılaşabilir. Burada unutmamanız gereken en önemli şey her zaman sabır olmaktır. Karşınıza nasıl bir direnç çıkarsa çıksın ve çocuğunuz çabalarınızı her ne kadar reddederse etsin, her zaman anlayışlı olmanız ve biraz tahammül göstermeniz işin kilit noktasıdır.

daha fazlası

Yeni doğan bir bebek için anne sütünden daha besleyici ve faydalı başka bir seçenek yok. Bu nedenle bebeğinizi kucağınıza ilk aldığınız andan itibaren içgüdüsel olarak emzirmek istemeniz çok normal. Ancak emzirmek, en bilindik haliyle sadece bebeğinizi beslemenize yardımcı olmaz. Aynı zamanda doğum sonrası stresi azaltmadan kanseri önlemeye kadar sayısız fayda sağlar ve bebek ile anne arasındaki bağı ölümsüzleştirir. Üstelik hazır olarak gelen bir besindir ve ekstra çaba gerektirmez, o halde emzirmenin faydaları hakkında diğer bilinmeyenleri ele alalım.

Emzirmenin Faydaları Nelerdir?

Doğum anından başlayarak bebek için ilk 6 ay hayati önem taşıyan emzirme faydaları saymakla bitmez. Emzirme sırasında anneden bebeğe sayısız enzim, mineral ve protein aktarılır ve bebeğin günlük enerji ihtiyacı karşılanır. Bu sayede bebek beslenmesinin yanı sıra sindirim sisteminin yapı taşları da oluşmaya başlar. Dolayısıyla doğumun ilk aylarında, bebeği güven ve sağlık içinde beslemek adına herhangi bir ek gıdaya veya formüle de gereksinim kalmaz. Bu pratiklik ise emzirmenin sağladığı bir avantajdır ancak faydalar elbette bunlarla sınırlı değildir. Nitekim emzirmenin bebeğe faydaları olduğu kadar anneye de faydaları vardır ve iki taraf arasında güven duygusunun oluşmasındaki ana etmendir.

Emzirmenin Bebeğe Faydaları

Bebeğin ilk 6 ay sadece anne sütüyle ve doğrudan emzirerek beslenmesi bütün uzmanlar tarafından önerilen bir şey ve tabii ki bunun bir nedeni var. Aksi halde bebeği anne sütüyle beslemek için sadece biberonlar tercih edilebilirdi. Fakat içindeki bileşenlerle bebeğe sağlık açısından sayısız fayda sağlayan anne sütü, özellikle ilk aylarda emzirme yoluyla verildiğinde bebeğin rahat ve güvende hissetmesine yardımcı olur. Bu nedenle bebeği mümkün olduğunda erken emzirmek ve anne ile arasında bağ kurmasını sağlamak, ileride oluşabilecek pek çok sorunu ortadan kaldırmaya yarar. 

Anne Sütünün Önemi

İçeriği temiz, güvenilir ve besleyici olan anne sütünün önemi oldukça fazladır. Bebekler için en ideal besin olan anne sütünde, bebeğin yaşamın ilk aylarında ihtiyacı olan enerji ve besinleri karşılayacak kadar zengin bir bileşen yoğunluğu vardır. Ayrıca içeriği dinamik olduğundan bebek ihtiyacına göre değişebilir ve bu sayede her anne sütü doğrudan bebeğe özel hale gelir. İlk 6 aylık evreden sonra çeşitli ek gıdalarla birlikte tüketilen anne sütünün faydaları da en az ilk aylarda olduğu gibi devam eder ve bebeğin günlük besin ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılar. 

Araştırmalar anne sütünün şu açılardan önemli olduğunu göstermektedir:

  • Anne sütü, bebeğin büyüme hızını artıran, sinir sistemi ile bağışıklık sistemi gelişiminde rol oynayan kolostrum bileşeni bakımından zengindir.
  • Yeterli miktarda anne sütü alan bebeklerde yaşamın ilerleyen döneminde obezite, kalp hastalığı, hipertansiyon ve diş çürüğü gibi problemlerin görülme riski düşer.
  • Anne sütü tüketen bebeklerde zeka gelişim hızı daha fazladır.
  • Yenidoğan bebeklerin böbrekleri ile uyumlu vitamin ve minerallerin tümü anne sütünde yer alır. Ayrıca lif miktarı ve doymamış yağ asiti de oldukça fazladır. Bu nedenle anne sütü faydaları arasında en önemlilerinden biri sindirim sisteminin gelişimine katkı sağlamasıdır.

Bebeğin doğal yollarla beslenmesi ileriki yaşamında ortaya çıkabilecek pek çok sorunu önlemede etkilidir. Dolayısıyla siz de emzirme esnasında salınan hormonların ve süt kalitesinin avantajlarından faydalanarak, bebeğiniz için ideal bir beslenme planı oluşturabilirsiniz.

Emzirmenin Anneye Faydaları

Emzirmenin bebekler üzerindeki faydaları üzerine sayısız çalışma mevcut ancak benzer faydalar anneler için de söz konusu. Tamamen içgüdüsel ve doğal şekilde gerçekleşen emzirme eylemi sırasında hem anne hem bebek vücudunda pek çok enzim ve hormon salgılanmaya başlar. Bu hormonlar en temelde aradaki bağı güçlendirirken bir yandan da hücre yenilenmesine katkı sağlar. Dolayısıyla emziren annelerde güzelleşme, canlanma, hatta ciltte iyileşme etkileri gözlenir. 

Öyle ki, kan akış hızındaki artıştan manevi rahatlığa kadar emzirmenin anneye faydaları şu şekilde sıralanabilir:

  • Düzenli emziren annelerde doğum kilolarını vermek daha kolay olur. Emzirme esnasında metabolizma hızı arttığından günlük enerji tüketim miktarı da artar ve kendiliğinden kilo kaybı sağlanır.
  • Rutin haline gelen emzirme alışkanlıkları, anne vücudundaki demir eksikliğinin giderilmesine yardımcı olur.
  • Emziren kadınlardaki kalsiyum miktarı artar, kemik yapısı güçlenir ve sonuç olarak kemik erime riski azalır.
  • Emzirme ile kadın vücudundaki sıvılar arasında denge sağlanır.
  • Emziren kadınlarda yumurtalık ve meme kanseri riski, emzirmeyenlere göre daha azdır.
  • Emzirme, vücutta protein, karbonhidrat ve yağ dengesini sağladığından diyabetin önüne geçmeye yardımcıdır.

Bütün bu sebeplerden ötürü emziren annelerin, süt kalitesini ve miktarını artıracak besinlere yönelmesi gerekir. Dolayısıyla sırf sağlıklı beslenme tarafından ele alındığında bile emzirmenin anneye ne kadar fayda sağladığı anlaşılabilir. Çünkü sağlıklı beslenme sonucu vücut formunda genel bir iyileşme ve toparlanma söz konusu olur.

Ancak ne kadar hazırlıklı olsanız da bebek doğduktan sonra bazı beklenmedik sorunlarla karşılaşma ihtimaliniz var, süreci keyifli ve özel yapan da tam olarak bu sürpriz hali. Bu nedenle bebek beslenmesine yardımcı ekipmanlar kullanmak istemeniz kadar doğal bir şey yok. Anne memesine yakın formu bebeğiniz ile aranızdaki bağı zedelemeyecek ve size günlük işleri yaparken büyük konfor sunacak Comotomo biberon çeşitleri için websitemizdeki mağaza bölümünü hemen ziyaret edebilirsiniz!

daha fazlası

Doğum sonrasında bebeklerin ilk tüketecekleri ve tüketmeleri gereken besin anne sütü. Anne sütünün sağlıklı ve bol olması, bebeğin sağlıklı gelişimi açısından son derece önemli. Bu yüzden hem gebelik döneminde hem de doğum sonrasında beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi, ağırlıklı olarak süt yapan besinlerin tüketilmesi gerekiyor. Peki emzirme döneminde beslenme nasıl olmalı ve annelerin süt verimliliğini artırmak için ne tür besinler tüketmesi gerekiyor?

Emzirme Döneminde Anne Beslenmesi Nasıl Olmalı?

Annelerin beslenme alışkanlıkları kadar yaşam tarzı ve günlük yaşam rutinleri de anne sütünün miktarına etki eder. Sağlıklı uyku düzeninin olması, stresten uzak bir yaşam sürmek, protein bakımından zengin beslenmek ve bol sıvı tüketmek gibi faktörlerin anne sütü üzerinde doğrudan etkisi bulunur. Aynı şekilde bebek emzirme tekniklerine dikkat ederek emzirmek de anne sütüne olumlu etki eder.

Bazı anneler gebelik döneminde oluşan fazla kilolardan kurtulmak için hemen doğum sonrası diyet programları uygulamaya girişir. Bu durum her ne kadar estetik olarak sonuç verebilecek olsa da, aslında süt üretimi açısından sağlıksızdır. Bu yüzden eğer bir diyet uygulamasına girişilecekse bunun doktor kontrolünde gerçekleştirilmesi, egzersiz programlarının uygulanması ve anne sütünün kalitesini ve miktarını azaltacak sigara, kahve ve alkol tüketimi gibi eylemlerden uzak durulması gerekir. 

Emziren anne beslenmesi konusunda internette dolaşan kulaktan dolma diyet programlarına da itibar etmemek gerekir. Bu yüzden doktor tarafından tavsiye edilen ve anne sütünü artıran besinler tüketmek önemsenmelidir. 

Süt Yapan Yiyecekler Nelerdir?

Süt yapan yiyecekler listesine geçmeden önce, bol sıvı tüketiminin önemini bir kez daha vurgulamak gerekiyor. Annelerin ve anne adaylarının hem doğum öncesinde hem de doğum sonrasında anne sütünü artırmak için günde en az 2-3 litre su tüketmesi öneriliyor. Ayrıca hem kan basıncının düzenlenmesi hem de vücut dengesinin sağlanması için maden suyu da tüketilebilir. Anneler için emzirme döneminde süt yapan besinler listesini çeşitlendirmek mümkün. Ancak genelleme yapmak gerekirse proteince zengin besinler tüketmenin anne sütünün kalitesine olumlu etki ettiği söylenebilir. Öne çıkanları şu şekilde sıralayabiliriz:

Yeşil Yapraklı Sebzeler

Yeşil yapraklı sebzeler demir, kalsiyum, antioksidan ve lif bakımından zengin oldukları gibi bol miktarda A, C, E, K vitaminleri ve folat içerir. Bu yüzden ıspanak, lahana ve brokoli gibi sebzelerin günde en az 1 porsiyon tüketilmesi önerilir. Arzu ederseniz roka, maydanoz, dereotu, marul, semizotu gibi yeşil yapraklı bitkilerden salatalar yapabilir, ısırgan otu ve benzeri otların çaylarını içebilirsiniz.

Tahıllı Besinler

Pirinç, tam buğdaylı makarna ya da yulaf gibi ürünler anne sütünün artırılması konusunda son derece etkilidir. Özellikle yulaf yüksek oranda demir içerir. Aynı zamanda beta glukan ve bitkisel östrojen içermesi nedeniyle hem bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine hem de anne sütünü salgılayan hormonların üretilmesine yardımcı olur. Yulaf ya da yulaf ezmesini süt, yoğurt ya da meyvelerle karıştırarak tüketebilirsiniz. 

Somon Balığı

Özellikle somon gibi yağlı balıklar hem omega 3 hem de B12 bakımından zengindir. D vitamini eksikliğini gidermesinin yanı sıra hormonların aktifleşmesine yardımcı olur.

Tahin

Östrojen hormonu ile yapısal olarak benzerlikler gösteren tahin yüksek kalsiyum içeren bir gıda ürünüdür. Demir takviyesi almak amacıyla pekmezle birlikte tüketilebilir. Ayrıca tahini birkaç kaşık olacak şekilde tüketebileceğiniz gibi, salataların içinde de değerlendirebilirsiniz. 

Bunları da Tüketebilirsiniz!

Anne sütünü artıran besinler listesi elbette yukarıdakiler ile sınırlı değil. Anne sütünü artırmak için dilerseniz şu besinleri de tüketebilirsiniz:

  • Havuç
  • Yumurta
  • Kırmızı et
  • Kuru baklagiller
  • Rezene, ısırgan ve zencefil içeren bitki çayları
  • Kuruyemişler
  • Kayısı
  • Kırmızı pancar
  • Kimyon
  • Kurutulmuş meyveler
  • Çemen
  • Çörek otu

Her ne kadar yukarıda saymış olduğumuz besinlerin anne sütünü artırıcı etkisi olsa da, bunları tüketmeye başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışmanızda fayda var.

Emzirirken Tüketilmemesi Gereken Besinler

Emziren annelerin yememesi gerekenler listesi her annenin doğum sonrası süreci ve sağlık durumu farklı olduğu için kişiden kişiye göre değişkenlik gösterir. Doktorunuza danışarak ilerlemek en doğru seçimdir.

Genel olarak emziren annelerin tüketmesinin uygun olmadığı düşünülen besinler gaz yapma ve bakteri içerme olasılığı yüksek olan yiyeceklerdir. Çiğ salata malzemeleri, çiğ sarımsak, sucuk-salam-sosis gibi çiğ et türevleri, çiğ köfte, kavun, soğuk ve gazlı içecekler, çok fazla sayıda çay ve kahve tüketmekten olabildiğince kaçınılması önerilir.

daha fazlası

Son yılların trend kutlamalarından olan baby shower partileri, anne olmak için gün sayan kadınları mutlu eden bir etkinlik. Bu özel günlerde, anne adayına destek olmak ve doğum öncesinde geriye kalan eksiklikleri tamamlamak için hediye seçimi oldukça önemli hale geliyor. Ancak tecrübe ve hediye paylaşımının yapıldığı böyle önemli bir günde her zaman doğru seçim yapılamayabiliyor. Neyse ki, baby shower partisine davet edilenlerin alabileceği özel ve kullanışlı birçok bebek veya anne ürünü bulunuyor. Bu yazıda, baby shower hediye ne alınır sorusuna yanıt arayacak ve arkadaşlarınızı sevindirecek en güzel hediye fikirlerinden bahsedeceğiz.

Cinsiyet Partisine Giderken Anneleri Sevindirecek Hediyeler Seçin!

Özellikle yabancı film ve dizilerden aşina olduğumuz baby shower, ülkemizde son yıllarda anne adaylarının katılmayı sevdiği etkinlikler arasında. Tipik olarak doğuma günler kala kadınların bir araya geldiği bu partiler, renkli bir çay partisi kıvamında oluyor ve hediyenin yanı sıra anneliğe dair tecrübelerin paylaşıldığı bir ortama dönüşüyor. Konsept olarak genellikle kadın kadına planlansa da kimi zaman cinsiyet partileriyle birleştirilebiliyor. Böylece etkinlikteki merak unsuru çok daha fazla oluyor. 

Her ne şekilde düzenlenirse düzenlensin, herkesin keyifli vakit geçirdiği baby showerlarda birbirinden özel cinsiyet partisi hediyelikleri dağıtılıyor. Böylece hem annenin doğum öncesi ihtiyaçları karşılanıyor hem moraller yükseliyor hem de yeni doğacak bebeğin heyecanı herkesi sevindiriyor. Bu nedenle yakın bir arkadaşının baby shower etkinliğine giden herkes, mümkün olan en kullanışlı ve faydalı hediyeyi vermek istiyor. 

Baby Shower için Hediye Önerileri

Katıldığınız bir baby shower partisinde karşı tarafı mutlu etmek istemeniz çok normal. Fakat bebek ihtiyacı bitmediğinden kararsız kalmak ve ne alacağını tam olarak bilmemek de oldukça sık rastlanan bir sorun. Dolayısıyla sevdikleriniz için hediye seçmeden önce aşağıdaki birbirinden güzel hediye fikirlerine göz atmak isteyebilirsiniz!

Biberon ve Biberon Emziği

Biberon ve Biberon Emziği

Yenidoğan bebeklerde beslenme emzirmeyle başlasa da biberon ve emziğin temel ihtiyaç olduğu tartışmasız bir gerçek. Dolayısıyla bu kadar özel bir günde hem annenin rahatını hem de bebeğin sağlığını gözeten Comotomo biberon ve emzik modellerini tercih edebilirsiniz. Bugüne kadar kullanılan diğer biberon ve emziklerden farklı bir tasarıma sahip olan Comotomo markalı ürünler, anne memesinin doğal formuna benzer yapıdadır ve bebeğin emzirmeye devam etmesini destekler. Tamamen hijyenik ve doğal silikondan üretilmesi, bebek vücudunu göz önünde bulundurarak tutma kolaylığı sunacak şekilde tasarlanması ve beslenme sırasında gaz oluşumunu önlemesi gibi avantajlar bu biberonları, anneler için hayat kurtarıcı hale getirir.

4 farklı emzik çeşidinin bulunduğu Comotomo biberonlar, bebeğin gelişimsel periyotlarını da destekler niteliktedir. Yavaş, orta, hızlı ve değişken akışlı başlıklar bebek için tam ve yeterli bir biberon desteği sunar. Bu biberon ve emzik setlerini unutulmaz bir cinsiyet partisi hediyesi vermek istiyorsanız, kesinlikle değerlendirmelisiniz!

Bebek Havlusu

Bebek Havlusu

Bir baby shower etkinliğine giderken düşünceli ve güzel olduğu kadar, faydalı ve kullanışlı bir hediye almak da önemli. Dolayısıyla hemen hemen her anne baba için fazlasıyla zorlu olan banyo sürecini göz önünde bulundurarak bir tercih yapabilirsiniz. Bu aşamada klasik bir bebek havlu takımı vermek yerine, banyoyu keyifli ve kolay bir etkinliğe dönüştüren Minacles bebek banyo havlusu tercih edebileceğiniz harika bir hediye.

Anne veya babanın önlük gibi giyebildiği bu farklı tasarım hem banyo sırasında ıslanmayı önlüyor hem de ıslak bebeği rahatlıkla tutmaya yarıyor. Böylece genellikle problem olan banyo etkinliğini, tek başına yapılabilir güzel bir aktiviteye çeviriyor ve anneler için hayatı kolaylaştırıyor. Dolayısıyla eğer amacınız fark yaratan, aynı zamanda kolaylık sunan bir hediye ise pratik bebek havlularına göz atabilirsiniz.

Bebek Bezi Pastası

Bir bebeğin uzun süre ihtiyaç duyacağı şeylerden bir diğeri de bebek bezidir ancak anne adayına doğrudan bebek bezi vermek görsel olarak hoş bir sonuç doğurmaz. Bu nedenle bu temel ihtiyacı yaratıcı bir fikirle birleştirerek arkadaşınıza bebek bezinden pasta hazırlayabilirsiniz. Görünüm olarak katlı bir pastaya benzeyen, bebek bezlerinin kıvrılıp havlu ve bezle sarılması ile elde edilen bebek bezi pastaları aynı zamanda şampuan, krem veya oyuncak gibi detaylarla süsleyebileceğiniz tatlı bir hediyedir. Hem dekoratif durur hem de annenin en büyük ihtiyaçlarından birini karşılar.

Bebek Patiği

Yenidoğanlar için tasarlanmış rengarenk ve süslü patikler, partiye giderken değerlendirebileceğiniz bir diğer özel hediyedir. Çeşit çeşit tasarlanan bu patiklerde tercih aralığı ise neredeyse sınırsızdır. Sadece patiklerden oluşan veya tulum, içlik, toka ile birleştirilen setlerden birini tercih ederek sevimli hediyeler sunabilirsiniz.

Bebek Önlüğü

Genel olarak günlük ihtiyaçları karşılama gibi bir amacınız varsa renkli ve şık bebek önlüklerine yönelebilirsiniz. Bebekler ilk doğdukları andan itibaren uzun bir süre önlük takarlar ve sürekli kirlenen önlükler, anne için en temel ihtiyaçlardandır. Bu nedenle baby showerda önlük hediye etmek iyi bir fikirdir ancak önlüğün tasarımına ve şıklığına biraz özen göstermeniz gerekir.

Baby Wearing (Kanguru)

Bebek sahibi ve çalışan anneleri kurtaracak nitelikte bir ürün arıyorsanız, bebek taşıma kılıfı olarak da bilinen kanguru modellerini inceleyebilirsiniz. Son dönemde yaygınlaşan ve farklı tasarımlara sahip olan bu kılıflar hem annenin rahat dolaşmasına izin verdiğinden hem de hoş göründüğünden, fazlasıyla hayat kurtarıcıdır.

Eğer baby shower hediye ne alınır konusunda tam bir karar veremiyorsanız yukarıdakilere ek olarak; renkli kurabiyelerden, makaronlardan, balonlardan ve parti aksesuarlarından da faydalanabilirsiniz. Böylece sevdikleriniz için harika bir gün planlamış ve unutulmaz hediyeler vermiş olursunuz.

daha fazlası

Bebek doğduğu andan itibaren ebeveynlerin üstüne düşen en büyük sorumluluklardan biri beslenmedir. İlk önce doğrudan emzirme yöntemiyle başlayan beslenme süreci, zamanla bebeğin biberona geçmesiyle ilerler. Doğal bir aşama olmasına rağmen bebeğin kendine has karakteriyle yakından ilişkili olan bu geçiş, zaman zaman fazlasıyla uğraştırıcı olabiliyor. Peki bebekler biberona nasıl alıştırılır ve biberon reddetme nedenleri nelerdir?

Bebek Biberonu Neden İstemez?

Bebek için beslenme süreci doğal bir içgüdü olan emme dürtüsü ile başlar. Emzirme sırasında anne ve bebek arasında oluşan güven ve bağ hissi, bebeğin biberonu reddetmesinin arkasındaki en temel nedendir. Fakat bebek ay almaya başladıkça hem annenin rahatlığı hem de bebeğin kendi başına bir şeyler yapmayı öğrenmesi nedeniyle biberona geçiş oldukça faydalıdır. Dolayısıyla her anne babanın, bebeğin gelişimsel sürecine katkıda bulunmak adına bebek biberona nasıl alıştırılır konusunda bilgi sahibi olması önemlidir. 

Her bebek ayrı bir yapıda olduğundan biberonu reddetme nedenleri de farklı olabilir. Kimileri için biberona geçiş kendiliğinden gerçekleşirken, kimileri için biberon kullanmak tam bir mücadele haline gelebilir. Bazı durumlarda ise biberon istememenin esas sebebi, ebeveynin yaptığı yanlış tercihler olabilir. Bu nedenle biberona alıştırma yöntemlerini incelemeden önce bebeğin biberonu reddetme nedenleri araştırılmalıdır. Bunlardan bazıları;

  • Anne memesinin sağladığı güven hissinden kopamama,
  • Bebek için fazla büyük biberon kullanma,
  • Ağız yapısı bebek için uygun olmayan biberon tercihi,
  • Biberona geçiş aşamasının fazla hızlı olması

şeklinde sıralanır ve sizin bebeğinizin de biberonu reddetme nedeni yukarıdakilerden biri olabilir.

Bebekleri Biberona Alıştırırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bebekler için her yeni eylem alışılması gereken yeni bir şeydir, bu nedenle biberon reddetme de doğal kabul edilir. Ancak biberona alıştırma sürecini bebek için kolaylaştırmak, genellikle anne babanın elindedir. Yapılan doğru tercihler ve yaklaşım şekli, mevcut problemin kolaylıkla aşılması adına büyük önem taşır. Siz de biberona geçiş aşamasını hem kendiniz hem de bebeğiniz adına kolaylaştırmak isterseniz, aşağıdaki biberon almayan bebek nasıl alıştırılır önerilerini dikkate alabilirsiniz:

  • Her bebeğin özel ihtiyaçları farklıdır, bu nedenle bebeğin yaşına, boy kilosuna, beslenme ihtiyacına uygun bir biberon tercih edilmelidir.
  • İlk kez biberon kullanacak bebeklere baskı yapılmamalı, geçiş aşaması kademeli olmalıdır. 
  • Biberon kullanırken emzirme pozisyonu doğru olmalıdır.
  • Biberona direnç gösteren bebeklerin biberon denemesinden önce aç olmasını beklemek faydalı olabilir.
  • Alışkanlığın kazanılması için biberon kullanımı aralıklarla tekrarlanmalıdır.

Yukarıdaki önerilerden hareketle kendi bebeğiniz için en doğru biberon alıştırma yaklaşımını uygulayabilirsiniz. 

Bebekler Biberona Ne Zaman Alıştırılmalıdır?

Bebeğin biberona ne zaman geçmesi gerektiği konusu, anne babalar için kafa karıştırıcı bir durumdur. Genellikle düşünülen, biberon alışkanlığıyla birlikte emzirmenin sonlanacağı yanılgısıdır. Ancak bebeği biberona alıştırmada en önemli konu, anne tarafından gerçekleştirilen emzirmenin devam etmesidir. Özellikle ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenen bebek için biberon önemli bir destektir ve geçiş aşaması bebekten bebeğe farklılık gösterebilir. İşe dönme durumunun olması halinde süreci kolaylaştırmak için bu tarihten 1-2 ay önce hafif hafif biberonla beslemeye başlayabilirsiniz. Bebeğin biberonu daha erken tanıması içinse biraz deneme yanılma, biraz da bebeği gözlemleme yoluyla en doğru zamanda biberon kullanmaya başlayabilirsiniz.

Bebek ihtiyaçlarını karşılayan doğru bir biberon kullanmak, genellikle sürecin daha kolay tamamlanmasını sağlar. Bu aşamada malzeme, şekil ve doku bakımından anne memesiyle benzerlik gösteren Comotomo biberonları tercih edebilirsiniz. 2 farklı ebat çeşidi arasından seçim yapabilirsiniz. Örneğin; 3 aylık bebeği biberona alıştırma için yavaş akışlı ve antikolik özellikli biberonları tercih ederken, 6 aylık bebekler için hızlı akışlı modelleri tercih edebilirsiniz. Böylece bebeğin mümkün olan en kolay ve sağlıklı şekilde biberon kullanmasına yardımcı olursunuz.
Siz de benzersiz tasarımı ve doğallığı ile biberona geçişi kolaylaştıran Comotomo biberon seçeneklerini hemen incelemeye başlayabilirsiniz.

daha fazlası

İlk 6 ay anne sütüyle beslenmesi gereken yenidoğanlarda, bebeğin kendi hızında süt emme refleksi oluşturabilmesi adına biberon ve biberon ucu seçimi oldukça önemli. Anne ile bebek arasında güçlü bir bağın kurulduğu bu doğal döngüde, bebeğin biberon kullanması hem anneye hem de bebeğe oldukça büyük destekçi. Bu nedenle ebeveynlerin, bebeği ilgilendiren diğer konularda olduğu gibi ağız gelişimi ile doğrudan ilişkili olan biberon başlığı seçimine de özen göstermesi gerekiyor.

Biberon Emziği Çeşitleri

Biberon, emzirmenin mümkün olmadığı durumlarda hem anneye hem de bebeğe konforlu beslenme sunar. Biberonun malzemesi, ebatı ve şekli ihtiyaca uygun şekilde tercih edildiğinde bebeğin kendi kendine beslenme alışkanlığı geliştirmesi kolaylaşır. Ancak doğru biberonu bulmak için önemsenmesi gereken bir diğer konu da biberon ucudur. Tıpkı biberonda olduğu gibi biberon uçları da kendi içinde çeşitlere ayrılır:

  • Kauçuk emzikler doğal ve esnektir ancak ısıya ve suya karşı dayanıksızdır. Bu nedenle çabuk bozulur ve uzun süre kullanılamaz.
  • Damaklı emzikler diş ve damak gelişimini destekler ancak 1 yaşından büyük bebekler için önerilir. 
  • Silikon emzikler doğal ve esnek yapıdadır, aynı zamanda uzun ömürlü ve sağlıklıdır. Yumuşaklık bakımından anne memesine benzer bir his verir ve ağız yapısını bozmaz.

Malzeme ve özellik bakımından farklılık gösteren biberon uçları arasında en çok tercih edileni silikon emzikli modellerdir. 

Türkiye’nin ilk silikon biberonu olarak öne çıkan Comotomo biberon yenidoğandan itibaren her bebeğin ihtiyacını en iyi şekilde karşılayan modeller arasındadır. Anne memesine benzer yapısı ile beslenmeyi keyifli hale getiren bu biberon uçları, aynı zamanda antikolik özelliklidir. Hijyen standartlarına uygun şekilde ve saf silikondan üretilmesi nedeniyle BPA içermez, sağlık açısından risk teşkil etmez. Dolayısıyla biberonla beslenmede konfor ve kolaylık elde etmek isteyen her ebeveyn tarafından tercih edilebilir.

Biberon Emziği Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Biberon emziğinin doğru seçilmesi, beslenme üzerine olumlu etki yapar. Yavaş yavaş kendi başına bir şeyler öğrenmeye başlayan bebek için meme-biberon geçişini kolaylaştırır. Yanlış emzik tercihi ise yetersiz beslenme kaynaklı sağlık sorunlarından huzursuzluğa kadar birçok kötü sonuç doğurur. Bu nedenle her anne babanın ideal biberon ve biberon emziğini bulabilmek adına bazı şeyleri göz önünde bulundurması gerekir:

  • Emziğin dayanıklı, kokusuz, tatsız ve doğal olması gerekir. Bunun için en ideal olanı silikon biberon ucu çeşitleri kullanmaktır.
  • Emziğin yapı olarak anne memesiyle benzerlik göstermesi önemlidir. Bu şekilde biberon geçişi daha rahat olur.
  • Ağız ve çene gelişimini desteklemek için bebeğin diş ve damak yapısına uygun emzikler kullanılmalıdır. 
  • Beslenirken fazla hava yutmayı engelleyen antikolik özellikli emzikler bebeğin konforunu artırır ve beslenmeden rahatsızlık duymasını önler.
  • Emzik akıcılık seviyesi bebeğin gelişim durumuna göre değerlendirilmeli ve mutlaka ihtiyacı karşılamalıdır.

1 Delikli Biberon Ucu Kaç Aylık?

1 delikli biberon uçları, üzerinde 1 delik bulunan ve 0-3 ay arası yenidoğan bebeklere özel üretilen ürünlerdir. Yavaş akışlı bu emziklerde beslenme damlama şeklinde gerçekleşir. Böylece kendi başına emmeye başlayan bebeğin fazla hava ve besin yutarak zorlanması önlenir.

2 Delikli Biberon Ucu Kaç Aylık?

2 delikli biberon uçlarında çift delik bulunur. Orta akışlı ve 3-6 ay bebekler için uygun olan bu ürün sayesinde acıkma sıklığı artan bebeğin gelişimine uygun şekilde beslenmesi mümkün olur.

3 Delikli Biberon Ucu Kaç Aylık?

3 delikli biberon uçlarında ise 3 delik bulunur. 6 ay üzeri bebekler için uygun olan bu emzikler hızlı akışa sahiptir. Bu bağlamda biberona alışan bebeğin daha fazla beslenerek doyması kolaylaşır.
Anne adayları ve bebeklerin hayatını kolaylaştıran ürünleriyle öne çıkan Comotomo, bütün bunlara ek olarak değişken akış hızına sahip emzik seçeneği de sunuyor. Değişken akışlı emzik Y-kesime sahip biberon ucuyla yoğun kıvamlı mamalar için tercih ediliyor. Yüksek standartlı ve sağlıklı Comotomo biberon ucu modelleri ile ihtiyaçları karşılamak daha da kolaylaşıyor. Siz de bebeğiniz için en doğru tercihi yapmak için Comotomo biberon ve biberon uçlarını tercih edebilirsiniz.

daha fazlası

Bebeğinizin sağlıklı gelişmesi ve birçok hastalıktan korunması için faydaları saymakla bitmeyen temel besin anne sütüdür. Bebeğiniz için tercih edebileceğiniz en doğal ve sağlıklı beslenme şekli ise emzirmektir. Emzirme, bebeğinizi beslemenin yanı sıra onunla aranızda duygusal bağ kurmak için de eşsiz bir araçtır. Bu sebeple emzirmeyi doğru şekilde uygulamak anne ve bebek için oldukça önemlidir. Doğru emzirme teknikleri ve doğru emzirme pozisyonları hem bebeğin hem de annenin rahat bir beslenme deneyimi yaşamasını sağlar. Bebek nasıl emzirilir ve doğru emzirme nasıl olmalıdır sorularına cevap olması için hazırladığımız bu yazımızda keyifli ve huzurlu bir emzirme dönemi geçirmeniz için sizinle doğru emzirme teknikleri ve pozisyonlarını paylaştık.

Doğru Emzirme Nasıl Olmalıdır?

Emzirme her ne kadar doğal bir süreç olsa da, ilk tecrübe ettiğinizde nasıl yapılacağını bilememeniz ve öğrenene kadar zorluk yaşamanız çok normal bir süreç. Siz ve bebeğiniz emzirme konusunda tecrübe kazandıkça süreç daha keyifli hale gelecek. Doğumdan hemen sonra teninize koyularak ilk emzirmenin gerçekleştiği o büyülü andan itibaren bebeğinizin meme arayışının başladığını fark edeceksiniz. Fakat bebeğiniz her ne kadar emme refleksini doğumda kazanmış olsa da emme becerilerini geliştirmek için doğru teknikleri sizinle birlikte öğrenmesi gerekir.

Peki doğru emzirme nedir ve nasıl olmalıdır? Doğru emzirme, bebeğinizin doğal emme refleksini kullanarak anne sütünü rahat bir şekilde almasını sağlamaktır. Diğer bir deyişle, size ve bebeğinize uygun olan doğru emzirme pozisyonunu bularak bebeğinizle koordinasyonu yakalayabilmenizdir. Emzirmenin doğru bir şekilde yapılması anne ve bebek sağlığı açısından büyük önem taşır. Bebeğin memeyi doğru bir şekilde kavraması sütü kolay emebilmesini ve daha az hava yutarak rahatça beslenmesini sağlarken, bu durum anne açısından meme ucu yaralarının oluşmamasına, hormonların uyarılarak süt üretiminin artmasına ve memenin tam boşalmasını sağlayarak ağrıların önüne geçilmesine olanak tanır.

Emzirirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Emzirme öncesi bazı hazırlıklar yapmanız ve emzirirken bazı hususlara dikkat etmeniz kendinizi daha iyi hissetmenizi ve bebeğinizin sizi daha rahat emmesini sağlayabilir. Bunların doğru emzirme pozisyonu almadan önceki temel adımlar olduğunu ve hangi pozisyonu tercih ederseniz edin önce bu temel adımları uygulamanız gerektiğini unutmayın.

Emzirme Öncesi

  • Sakin ve gürültüsüz bir ortama geçin.
  • Sırtınızı, belinizi ve bebeği emzireceğiniz kolunuzun altını yastıklarla destekleyerek rahat edeceğiniz bir duruş seçin.
  • Bebeğinizin emzirme esnasında huzurlu olması için altının temiz olduğundan ve burnunun tıkalı olmadığından emin olun.

Emzirirken

  • Bebeğinizi tüm vücudunu tamamen size dönük olacak şekilde memenize yerleştirin. Bu şekildeyken karın karına olmalısınız ve bebeğinizin başıyla vücudu aynı düzlemde olmalı. Vücudu dışarıya dönük olmamalı.
  • Emzirme boyunca bebeğinizi kendinize yakın tutun ve sırtından poposuna kadar elinizle destek verin.
  • Emzirmeye başlarken elinizle kavradığınız meme ucunuzdan bir damla süt çıkarın ve bebeğinizin alt dudağına değdirin. Böylece aranma refleksi başlayacak ve memeyi kendisi bulacaktır.
  • Meme başı ve çevresindeki koyu halkanın tamamının bebeğinizin ağzında olduğundan emin olun. Bu şekildeyken bebeğinizin dudakları dışarıya dönük olmalıdır ve çenesi memeye değmelidir.
  • Emzirirken acı hissederseniz muhtemelen bebeğiniz memenizi doğru kavrayamamıştır. Bebeğinizin yanlış emdiğini hissettiğinizde küçük parmağınızı yavaşça ağzının kenarından içeri sokarak onu nazikçe memenizden ayırın ve tekrar deneyin.
  • Özellikle yenidoğan bebek emzirilirken yanağına ve ayak altına yapacağınız küçük dokunuşlarla emzirme esnasında uyumasını önleyebilirsiniz.  

Tüm bu bilgiler bebeğinizin memenizi tam ve doğru kavramasını kolaylaştırır. Temel adımları tamamladığınıza göre artık doğru emzirme tekniklerini deneyerek bebeğiniz ve sizin için en doğru emzirme şeklini bulabilirsiniz.

Emzirme Teknikleri

Yaygın olarak kullanılan ve en çok önerilen dört doğru emzirme tekniği:

Kucaklama (Beşik) Pozisyonu

Kucaklama Pozisyonu

Genelde ilk akla gelen ve en çok tercih edilen emzirme pozisyonudur. Bu pozisyonda bebeğinizin başı dirseğinizin ya da ön kolunuzun iç yanına yaslanır. Bebeğiniz kucakladığınız kolunuzun tarafındaki memeyi emer ve aynı kolunuz ile sırtından desteklersiniz. Diğer elinizle ise kalçasından destek verirsiniz. Sezaryen ile doğum yapmış annelerin dikişlerine baskı yapma ihtimali sebebiyle bu pozisyon zorlayıcı olabilir.

Ters Kucaklama (Çapraz Beşik) Pozisyonu

Ters Kucaklama Pozisyonu

Genellikle emme kuvveti az olan ve memeyi almakta zorlanan bebekleri desteklemek için kullanılan emzirme pozisyonudur. Bu kez bebeğinizi emzireceğiniz memenin tersi kolunuza alarak kavrarsınız. Memeyi emdiği taraftaki elinizle ise bebeğinizin başını desteklersiniz. Böylece ensesini elinizle destekleyerek başını doğru tutmasını ve memeyi doğru kavramasını kolayca sağlamış olursunuz.

Koltuk Altı Pozisyonu

Koltuk Altı Pozisyonu

Özellikle sezaryenle doğum yapmış annelerin ve ikiz annelerinin en çok tercih ettiği emzirme pozisyonudur. Emzireceğiniz memenin olduğu koltuk altınıza doğru bebeğinizi uzatırsınız. Bu kez bebeğinizin başı memeyi emdiği taraftaki elinizin avucuyla desteklenir. Sırtını ise kolunuzla çanta tutar gibi desteklersiniz.

Yatarak Emzirme (Yan Yatış) Pozisyonu

Yatarak Emzirme (Yan Yatış) Pozisyonu

Annelere emzirirken dinlenme fırsatı da sunan ve genellikle gece emzirmelerinde tercih edilen emzirme pozisyonudur. Tüm emzirme tekniklerinde olduğu gibi bu pozisyonda da bebeğinizin yüzü ve vücudu tamamen size dönük olmalıdır. Anne ve bebek birbirine karın karına temas eder ve anne bebeğin sırtını koluyla destekler. Bu pozisyondayken her ne kadar uzanıyor olsanız da uyanık kaldığınızdan ve bebeğinizi emerken kontrol ettiğinizden emin olmalısınız.

Bu 4 yaygın emzirme tekniğinin yanı sıra arkaya yaslanarak emzirme ve ayakta emzirme gibi farklı emzirme teknikleri de bulunur.

Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınız günden itibaren çeşitli emzirme pozisyonları deneyerek sizin ve bebeğiniz için en rahat emzirme pozisyonunu belirleyebilirsiniz. Bu şekilde bebeğinizin daha kolay ve rahat beslenmesi, size de mutluluk verecektir. Emzirmenin ve anne sütünün en büyük destekçisi Comotomo silikon biberonlar ve anne memesine en yakın genişlikte ve hissiyattaki Comotomo biberon emzikleri mevcut emzirme düzeninizi sürdürmenize yardımcı olur.

daha fazlası

Emzik temizliği, bünyesi hassas olan bebek sağlığını korumak için oldukça önemlidir. Bebeklerin gün boyu kullandığı emzikler, özellikle sık kullanımda bakteri oluşumuna elverişli olur. Bu nedenle emzik temizliğinin bebek sağlığına zararlı olmayan hijyenik ve doğal malzemelerle yapılması, sık sık tekrarlanması ve belirli detaylar çerçevesinde uygulanması gerekir. Bebeklerin hassasiyeti düşünülerek dikkatli ve özenli şekilde yapılan temizlik, hem emzik kullanım ömrünü uzatır hem de bebekleri hastalıklardan korur. O halde her ebeveynin merak ettiği emzik nasıl temizlenir sorusuna açıklık getirelim.

Emzik Nasıl Temizlenir?

Emzik temizliği ilk kullanımdan itibaren başlar ve düzenli olarak tekrarlanır. En az doğru emzik seçimi kadar önemli olan emzik temizliğinde gerekli hususlara dikkat etmek ise bebek sağlığı açısından son derece önemlidir. Aynı zamanda emzik kullanım ömrünü uzatması bakımından avantajlıdır. Emzik temizliğinde dikkat edilecek ilk nokta, emziğin daha önce kullanılıp kullanılmadığı ve sararma gibi problemler gösterip göstermediğidir. Bu nedenle yeni alınan emzik nasıl temizlenir sorusu ile sararan emzik nasıl temizlenir sorusuna aynı şekilde cevap verilmesi mümkün değildir.

En geleneksel emzik temizleme yöntemi kaynatarak temizlemektir. Kaynar suda yaklaşık 5-10 dakika kaynatılan emzikler bütün bakteri ve mikroplardan arınarak hijyenik hale gelir. Bunun dışında emzik ve biberon temizliği için özel üretilen sterilizatörlerin kullanımı da hijyen ve sağlık açısından oldukça faydalıdır. Dolayısıyla ebeveynler için emzik temizlemenin en kolay halinin, temizlik işlemini fazlasıyla pratik ve etkili hale getiren sterilizatörlerden birini edinmek olduğu söylenebilir. 

Silikon Emzik Nasıl Temizlenir?

Silikon emzik, uzun ömürlü olması ve kolay temizlenmesi gibi avantajları nedeniyle en sık tercih edilen emzik türüdür. Silikon emzikleri temizlemek için kaynar suda bekletmek ve sterilizatör kullanmak yeterlidir. Bu tür emzikleri sadece ilk kullanımda kaynatabilir, sonraki dönemde ev içi yere düşmelerde sıcak sudan geçirerek pratik şekilde temizleyebilirsiniz. Ev dışında yere düşen silikon emzikleri ise, kaynatma şansınız yoksa sıcak ve sabunlu suyla iyice yıkayarak temizleyebilirsiniz. 

Doğal ve elastik malzemeden üretilen, bir diğer popüler emzik türü olan kauçuk emzikler ise sıcak suda temizlenmeye uygun değildir. Bu nedenle kauçuk emzik nasıl temizlenir denildiğinde kaynatmak ve sterilizatör kullanmak doğru bir cevap olmaz çünkü kauçuk emziklere sıcak su uygulamak emziğin formunu bozarak kullanılmaz hale getirebilir. Eğer kauçuk emzik kullanıyorsanız bu tip emzikleri özel bir dezenfektan yardımıyla ve soğuk suyla sterilize etmeniz gerekir.

Yeni Alınan Emzik Nasıl Temizlenir?

Emzik ve biberonun yeni olması hijyenik olduğu anlamına gelmez, aksine yeni emzikler üretim ve satış gibi farklı aşamalardaki dış faktörlere bağlı olarak bebek sağlığına zararlı hale gelebilir. Bundan dolayı yeni alınan emziklerin ilk kullanımdan önce mutlaka kaynar suda 5-10 dakika kaynatılarak temizlenmesi gerekir. Yine bu aşamada silikon emzik nasıl temizlenir konusunda ele aldığımız gibi emzik ve biberon sterilizatörlerinden faydalanılabilir.

Bütün bunların yanı sıra; emzik özellikle ilk 6 aylık dönemde bebeklerin her gün kullandığı ve sıklıkla yere düşürdüğü bir üründür. Bu nedenle sahip olunan emziğin bu süre zarfında her gün ve günde birkaç kereden fazla olmak üzere temizlenmesi gerekir. Bu durum ise emzik ömrünü kısalttığından ve kullanım açısından kolay olmadığından, özellikle yeni doğan bebeklerin mutlaka birden fazla emziğe sahip olması önerilir. Tercih edilen emziğin tıpkı Comotomo Biberon emziklerindeki gibi anne memesine benzer ebatlarda ve temizlik kolaylığı sağlayan sağlıklı içerikten olması çok daha kullanışlıdır. Temizlik kolaylığı gibi avantajlar da sunan sağlıklı ekipmanların tercih edilmesi her zaman çok daha avantajlıdır.

Sararan Emzik Kullanılır mı?

Her bebeğin sağlık açısından birden fazla emziğe ve biberona sahip olması gerekir. Yedekli bir kullanım sayesinde hem malzemenin ömrünü uzatabilir hem de bebeklerinize gereken hijyen hassasiyetini sağlayabilirsiniz. Genel olarak özellikle ilk dönemde gün aşırı kullanılan emziklerin ömrü yaklaşık 2-3 aydır ve bu süreden sonra yenilenmesi gerekir. Kullanım sıklığına bağlı olarak emzik ve biberonlarda sararmalar gözlenebilir. Özellikle içinde meyve suyu ve formül mama bulunan biberonlardaki emzikler daha hızlı sararır. Bu sararmaların temel nedeni ürün içinde beklemiş olan besin kalıntılarıdır; ayrıca biberon ve emzikleri bulaşık makinesinde yıkamak da sararmaya neden olabilir.

Biberon ve emziklerdeki matlaşma ve sararma çoğu zaman kullanım ömrünü veya ürün performansını düşürmez. Bu aşamada uzmanların temizlik için tavsiye ettiği sirke veya karbonat kullanarak bu sararmalardan kurtulabilirsiniz. Kimyasal temizleyiciler kullanmadan kaynar suya eklediğiniz karbonat veya sirke, hem biberon ve emzikte oluşan renk değişimlerinin giderilmesine hem de mikrop ve bakterilerin tamamen dezenfekte edilmesine yardımcı olur.

Bebek sağlığını riske atmayacak şekilde temizlik yapmak biberon ve emzik kullanım ömrünü artıracaktır. Ancak önerilen daha çok bu tür malzemelerin ara ara yenilenmesi olduğundan bebeğinizin yaşına ve gelişimine uygun yeni biberon ve emzikler temin etmeniz gerekir. Örneğin; ilk kullanımda Comotomo yavaş akışlı biberonları tercih ederken, 3-6 aylık evrede orta akışlı ürünlere geçebilir, daha sonrası içinse hızlı akışlı biberon emziğini tercih edebilirsiniz.

daha fazlası

Bebeğinizi beslemenin en doğal yolu emzirmektir ancak annenin işe dönmesi veya sosyal yaşam gereksinimleri sonucu emzirmeye ek olarak biberon kullanımı gerekebilir. Biberonlar annelerin bebek beslenmesinde en büyük yardımcısıdır. Bebeği anne sütüyle beslemeye devam edebilmek ve sağlıklı şekilde besin ve mineralleri aldığından emin olmak içinse biberon seçimi büyük öneme sahiptir. Haklı bir endişe olan biberon seçiminde dikkat edilecek birkaç temel faktör, bebeğiniz için en sağlıklı biberon hangisidir sorusunun yanıtını daha kolay bulmanızı sağlar. Bu yazımızda en iyi biberon tavsiyesi ve bakım önerilerine yer vererek süreci kolaylaştıracak ipuçları paylaştık.

Hangi Biberon Daha Sağlıklı?

Biberon seçimi, bir bebeğin sağlıklı ve yeterli beslenmesi adına oldukça önemlidir. Çünkü kimi zaman yanlış biberon seçimi nedeniyle bebek biberonu reddedebilir ve yeterli miktarda besin alamayabilir. Kimi zamansa biberona fazla alışan bebekler anne memesine dönmekte zorlanabilir ve bu durum sonucu annede huzursuzluk, stres ve süt üretim yavaşlığı gibi ek problemler gözlenebilir. Hem anne hem de bebek üzerinde doğrudan etkili olan biberon seçiminde en sağlıklı biberon modelini bulmak için birden fazla kriteri aynı anda değerlendirmek gerekir. Bu kriterlerden başlıcaları şu şekilde sıralanabilir:

  • Malzeme
  • Anti-kolik özellik
  • Emzik şekli
  • Emziğin akış hızı

Bebek ürünlerinin pek çoğunda olduğu gibi, biberonlar da bebek gereksinimleri gözetilerek tasarlanır ve sağlığı tehdit etmeyen malzemelerden üretilir. Bu aşamada biberon seçiminin bebeğin yaşına, kavrama yetisine ve beslenme alışkanlıklarına göre yapılması çok daha doğru olacaktır. Uzun süreli ve hijyenik bir kullanım elde etmek isteyen ebeveynlerin merak ettiği hangi biberon daha sağlıklı konusu ise, genel olarak biberonun üretildiği materyal özellikleri ile yakından ilişkilidir.

Biberon üretiminde temel olarak, cam, plastik ve silikon olmak üzere üç malzeme kullanılır:

Cam Biberon

Doğal yapısı nedeniyle en hijyenik biberon türlerinden biridir. İçeriğinde ağır metal ve BPA bulundurmaz. Doğa dostu ve dayanıklı bir üründür, sterilizasyonu kolaydır ve sadece kaynatılarak bile temizlenebilir.

Bütün bu özellikleri nedeniyle ebeveynlerin ilk tercih ettiği biberon çeşitleri arasındadır ancak avantajlarının yanı sıra, ağır olması ve kırılabilir olması gibi bebek sağlığını tehdit edebilecek özelliklere de sahiptir. Dolayısıyla bebeğinize kavrama açısından yeterince kolaylık sunmayabilir ve bebeğinizin kendi başına taşımasına imkan tanımaz.

Plastik Biberon

Plastik biberon, hem ucuzluğu hem de ürün çeşitliliği nedeniyle en sık tercih edilen modeller arasındadır ancak bu sağlıklı biberon olduğu anlamına gelmez. Nitekim, plastik oldukça dikkatli seçilmesi gereken bir malzemedir ve özellikle plastik biberon kullanmak istiyorsanız 'polipropilen'den üretilen modelleri seçmeniz önerilir.

Plastik biberonlar uygun fiyatlı olmalarıyla avantaj sağlasalar da, cam biberonlar kadar uzun ömürlü değildirler. Çabuk yıpranma riski taşır ve sterilizasyon sırasında kaynatılamazlar. Yüksek ısıdan etkilenerek form ya da yapısal olarak değişime açıktırlar.

Silikon Biberon

Hafif, kırılmaz ve kolay kavranan özellikte olan silikon biberonlarda da ilk bakılması gereken özellik BPA faktörüdür. Bulaşık makinesinde yıkama, sterilizatörde temizleme ve kaynatma gibi pratik yöntemlerle temizlenmeye olanak sağlayan silikon biberonlar, camla aynı hammaddeden üretilmesi sebebiyle bebek beslenme ürünlerinde tercih edilebilecek en hijyenik ve en sağlıklı alternatiftir. Ayrıca ağırlık bakımından cam seçenekler gibi ağır olmaması da bebeklerin biberonlarını kendi başına tutabilmesine olanak tanır. İnsan cildine en yakın hissiyattaki silikon biberonlar bu sayede bebeğinizin duyusal ve ince motor gelişimlerine destek olur.

Özetlemek gerekirse; farklı malzemelerden üretilen biberonlar arasında tercih yaparken mutlaka ürün içeriğini incelemeniz ve bebek sağlık standartlarına uygunluk durumunu kontrol etmeniz gerekir. Her malzemenin ve ürünün kendi içinde artıları ve eksileri olmakla birlikte, bu ürünler aynı zamanda geniş bir fiyat skalasından sunulur. Öncelikle ürünün BPA’sız olduğuna dikkat ettikten sonra diğer detayları incelemeye başlayabilirsiniz.

Yüksek kaliteli ve hijyenik silikon malzemeden üretilen Comotomo Silikon Biberonlar, standart biberonlardan farklı tasarımı ile bebeklere kolay kavrama avantajı sağlar. Aynı zamanda anne memesine benzer yapıya sahip olan geniş emziği ve dayanıklı gövdesi ile uzun süreli kullanım için uygundur. Bununla birlikte hijyen standartlarına uygunluğu ile öne çıkar ve BPA içermez. Diğer yandan sızdırmayan çift havalandırma deliği sayesinde kolik önleyici özelliği bulunur ve bebeklerdeki gaz probleminin önüne geçilmesine yardımcı olur. Doğal ve sağlıklı malzemeden üretilen Comotomo biberonlar geniş ağız yapısı, hacmi ve yavaş, orta, hızlı akış emzik seçenekleriyle yenidoğandan 6 ay üstü olmak üzere tüm bebekler için uygundur.

Yenidoğan Bebekler İçin Biberon Tavsiyesi

Biberon seçimi, bebeklerin yeterli ve sağlıklı beslenmesi adına oldukça önemlidir. Bu nedenle özellikle yenidoğan biberon tavsiyeleri incelenirken pek çok farklı kritere dikkat edilmesi gerekir. Bunlar arasında; biberon malzemesinin dışında biberonun anti-kolik özelliği, boyutu, şekli, emzik yapısı ve emzik delik sayısı gibi faktörler sıralanabilir.

 İdeal ve sağlıklı bir biberonun şu özelliklerde olması gerekir:

  • Anne memesi örnek alınarak tasarlanmalıdır. Biberon emziği tıpkı anne memesi gibi geniş, esnek ve uzayabilen yapıda olmalıdır
  • Süt akış hızı, anne memesindekine benzer olmalıdır. Bebeğinizin kaç aylık olduğuna göre yavaş, orta, hızlı akış  biberon emzikleri tercih edilmelidir.
  • Biberon büyüklüğü ihtiyaca göre belirlenmelidir; yenidoğanlar ve 3-6 ay bebekler için  90-150 ml yeterli olabilirken 6 ay ve sonrası bebekler için 240-260 ml ebatındaki biberonlar tercih edilmelidir.
  • Temizliği pratik ve kolay olmalı, kullanım ömrü ise uzun olmalıdır. Dayanıklı ve kolay temizlenebilir malzemelerden üretilen ürünler kullanılmalıdır.
  • Biberon aparatlarının dayanıklılığı ve kullanım kolaylığı göz önünde bulundurulmalı, parçaları kolay bulunur ya da az parçaya sahip ürünler arasından seçim yapılmalıdır.
  • Özel hava akış kanalları bulunan antikolik özellikli modeller tercih edilmelidir, böylece bebek beslenirken mümkün olan en az seviyede hava yutar, gaz ve kolik problemi yaşamaz.

Piyasada özellik, materyal ve tasarım bakımından oldukça fazla ürün sayısı bulunur ve bebeğin ihtiyaçlarını önceden kestirmek her zaman mümkün olmayabilir. Ayrıca bebekler çabuk büyüdüğünden bu ihtiyaçlar zaman içinde değişebilir ve diş çıkarma, gaz problemi gibi ek problemlere göre seçim yapmayı gerektirebilir. Bu tür durumlara karşı önlem almak adına biberonları yedekli kullanabilir ve bebeğiniz için en uygun ürüne deneyerek karar verebilirsiniz. Ancak bu sırada bebek sağlığını tehdit etmemek adına hijyenik ve sağlık standartlarına uygun Comotomo silikon biberonlardan birini tercih ederek, kolay kullanım ve kalite avantajlarından faydalanabilirsiniz.

daha fazlası