Aylara Göre Bebek Emzirme Rutinleri
Özellikle ilk ebeveynlik döneminde, en çok zorlanılan konulardan biri beslenmedir. Her ne kadar bebeğinizin sağlığını düşünerek bir takım seçimler yapıyor olsanız da beslenmenin rutine oturması zaman isteyen bir durumdur. Her bebekte gelişim hızı ve beslenme alışkanlıkları farklıdır ancak bu, bazı genel geçer kuralların olmadığı anlamına gelmez. Siz de bu süreçte bebeğinizi ne kadar ve ne zaman beslemeniz gerektiğinden emin olamıyor ve 1 aylık bebek kaç saatte bir beslenmeli gibi sorulara yanıt arıyorsanız o halde aya göre ideal emzirme rutinlerini detaylarıyla açıklayalım.
1 Aylık Bebek Kaç Saatte Bir Emzirilmeli?
Yenidoğan bebeklerin midesi ve sindirim sistemi henüz tam gelişmiş değildir. Halihazırda küçük olan yenidoğan midesi kısa sürede dolar. Zaman içinde düzene giren beslenme rutini, 0-1 aylık dönemde sık aralıklıdır. Bu süre boyunca bebekler çabuk yorulduğundan sık sık meme emmek isterler, bu nedenle doğumun ilk haftalarında bebeğinizi ortalama 2 saatte bir emzirmeniz gerekir. 1 aylık dönemde dikkat etmeniz gereken en önemli konu, her iki memeyi de kullanmanızdır. Bunun için günde 12-13 kez beslediğiniz bebeğinize her seferinde bir memeyi verebilir ve her iki memeyi eşit oranda kullanabilirsiniz. Doğumun ilk haftalarında süt miktarınız da emzirme sıklığı ile doğru orantılıdır. Yani bebeğinizi emzirdikçe hem süt kalitesini hem de miktarını artırırsınız.
40 Günlük Bebek Kaç Saatte Bir Emzirilmeli?
Genellikle bebek beslenmesinde ilk 1 ay en zor olanıdır. Emme sıklığının fazla olduğu bu dönem fazlasıyla yorucudur fakat kendiliğinden düzene girer. İlk ayı tamamladıktan sonra aklınızda 40 günlük bebek kaç saatte bir beslenmeli sorusu belirebilir. Doğumun ilk haftalarında sık olan emme yoğunluğu, 1 ayın sonunda bir miktar yavaşlayarak 3 saate çıkar. Bu sırada bebeğiniz yavaş yavaş emme alışkanlığı kazanmaya başladığından artık eskisi kadar sık yorulmaz. Dolayısıyla daha güçlü emen bebeğinizi gün içinde 3 saat aralıklarla besleyebilirsiniz.
Bu sırada 40 günlük bebek gece kaç saatte bir beslenmeli konusuna da açıklık getirmemiz gerekir. Çünkü tıpkı beslenme aralığında olduğu gibi uyuma alışkanlığı da ilk haftalara göre daha uzun sürelidir. Ancak bebeğiniz gece derin uyusa bile mutlaka beslenmeye gereksinim duyar, bu nedenle gece onu uyandırarak emzirebilir ve daha kaliteli uyku uyumasını sağlayabilirsiniz.
2 Aylık Bebek Kaç Saatte Bir Emzirilmeli?
40 günü geride bıraktıktan sonra bebeğinizde bariz farklar hissetmeye başlarsınız. Artık eskisine göre daha kilolu ve güçlü olan bebeğiniz, gece gündüz arasındaki farkı yavaş yavaş anlamaya başlamıştır. Emme rutini de biraz daha düzenlenmiştir. Bu süreçte 2 aylık bebek kaç saatte bir beslenmeli merak ediyor olsanız da çözümü kendi rutinlerinize ve bebeğinizdeki gelişime göre planlayabilirsiniz. Ancak 2 aylık bir bebek, günde yaklaşık 3-4 saatte bir olmak üzere, 7-9 defa beslenmek ister. Bu sayıya gece beslenmeleri de dahildir, yani 2 aylık bebek gece kaç saatte bir emzirilmeli derken gün içindeki rutinleri takip edebilirsiniz. Gece uyku sırasında bebeğinizi 3 kereye kadar besleyerek yeniden yatırabilirsiniz.
3 Aylık Bebek Kaç Saatte Bir Emzirilmeli?
İlk 2 ayın sonunda beslenmenin çok daha uzun süreli olduğu bir döneme girersiniz. Bebeğinizi düzenli aralıklarla besledikçe süt miktarınız artacağından, hem kendinizde hem de bebeğinizde belirli farklar oluşmaya başlar. Anne ve bebek arası ten uyumunun geliştiği 3. aydan itibaren, çene kasları güçlenir ve beslenme ihtiyacı daha fazla olur. Ancak 3 aylık bebek kaç saatte bir emzirilmeli sorusuna verilecek yanıt, herbebeğe göre değişebilir.
3 aylık dönemde bebeğiniz yavaş yavaş etrafa karşı ilgili olmaya başlar, buna bağlı olarak da emzirme sırasında dikkati dağılabilir. Dolayısıyla 3 aylık bebeklerde ideal beslenme sıklığı, günde 3-4 saatte bir olsa da emme süresi dikkat dağınıklığına göre değişebilir. Yani kimi zaman bebeğinizi 3-4 dakika boyunca, kimi zaman ise 30 dakika boyunca emzirebilirsiniz. Emzirmenin yeterli olup olmadığını ise hem boy-kilo oranından hem de gün içinde bezini doldurma miktarından anlayabilirsiniz. Günde ortalama 5-6 kez dolu dolu çiş yapan bebeğiniz, yeterli seviyede emiyor demektir ancak bu konuyu doktorunuzla görüşmeniz daha doğru olur.
4 Aylık Bebek Kaç Saatte Bir Emzirilmeli?
3 ayı bitirdikten sonra bebeğinizin vücudunda pek çok değişiklik başlar, sindirim sisteminin ve diğer yapıların geliştiği bu dönemde emme miktarı daha fazladır. Bu nedenle 4 aylık bebek kaç saatte bir emzirilmeli dediğimizde, sürenin kabaca 3-4 saat olduğunu söyleyebiliriz. Gün içinde daha uzun aralıklarla emen bebeğiniz tek seferde daha fazla besin almaya başlar ve daha az acıkır. Gece uykusu ise eskiye göre çok daha derindir, bu nedenle uykudan acıkarak uyanmıyorsa gece 5 saatte bir uyandırarak emzirmeniz yeterli olur.
5 Aylık Bebek Kaç Saatte Bir Emzirilmeli?
Neredeyse ilk 6 aylık dönemin tamamlandığı 5. ayda, artık bebeğin gün içinde ne kadar sıklıkla emdiğinden farklı konuları önemsemeniz gerekir. Bu durumda 5 aylık bebek ne kadar emer konusuna yönelmeniz daha doğrudur. Çünkü gelişimin iyice hızlandığı 5. ayda, beslenmenin tam ve yeterli olması sağlık adına oldukça önemlidir. Sonraki dönemde kullanılacak ek besin ve formül seçimi de beslenmenin yeterli olması ile ilişkili bir konudur.
5 aylık bebekte artık açlık durumu net şekilde anlaşılabilir. Elini ağzına götürerek acıktığını gösteren bebeğinizi günde 6-8 defa ve 3-4 saatte bir beslemeye devam edebilirsiniz. Her beslenme sırasında tüketilen süt miktarı farklı olabilir. Gün içinde yaklaşık 800-1200 ml süte gereksinim duyan bebeğinizi, 5. ayın sonunda yavaş yavaş biberona alıştırmaya başlayarak olası vitamin ve mineral eksikliklerini önleyebilirsiniz. Bunun içinse BPA içermeyen, antikolik özellikli 150 ml ve 250 ml’lik Comotomo biberon çeşitlerini tercih edebilirsiniz.
Bebeğinize sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazandırırken rutin doktor kontrollerine ve onun gelişim ihtiyaçlarına göre hareket etmeniz gerekir. Düzenli emzirme rutinlerini takip ederek meme-biberon geçişini kolaylaştırabilir ve ek formül kullanımını artırabilirsiniz. Bu sırada hem onun sağlığı hem de kendi konforunuz için anne memesine benzer formdaki Comotomo biberonları güvenle kullanabilirsiniz.
Anne Sütü Nasıl Saklanır? Anne Sütü Saklama Koşulları
Vitamin, mineral, hormon ve antioksidan bakımından oldukça zengin olan anne sütü, bebeğin beslenme ihtiyaçlarını tek başına karşılayabilen mucizevi bir besin kaynağıdır. Fakat bazı zamanlarda emzirmeye uygun ortam bulamayabilir, yeterli zamanınız olmayabilir veya meme reddi yaşayan bebeğinize anne sütü içirmek istiyor olabilirsiniz. Tam da böyle zamanlar için sütünüzü sağarak saklamak oldukça pratik bir yöntemdir. Fakat doğal içerikli bir besin olan anne sütünün yanlış koşullarda saklanması, bebek sağlığını tehdit eden bir durumdur. Bu nedenle sağılan anne sütü nasıl saklanır, anne sütü saklama koşulları nelerdir her annenin bilmesi gereken önemli konulardandır.
Anne Sütü Nasıl Saklanır?
Sütünüzü elle ya da elektrikli pompa gibi özel ekipman kullanarak sağma işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Fakat ne yazık ki bu işin bittiği anlamına gelmez. Bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için büyük önemi olan anne sütünün sağıldıktan sonra temiz ve güvenli bir şekilde saklanması gerekir. Sağılan sütün bozulmaması ve sonrasında hijyenik bir şekilde bebeğiniz için içime hazır hale getirilmesi için anne sütü nasıl saklanır öğrenmeniz gerekir.
Anne sütünü günümüzde özel olarak üretilen anne sütü saklama poşetleri veya cam kaplar yardımıyla besin değerini kaybetmeden güvenle saklayabilirsiniz. Tercihiniz hangisi olursa olsun, kullandığınız saklama malzemesinin mutlaka hijyenik ve temiz olmasına özen göstermelisiniz. Dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta, her bir saklama poşeti ya da kabına bebeğinizin bir öğünde içebileceği miktarda süt koymanız gerektiğidir çünkü dondurulmuş anne sütü çözüldükten sonra tekrar buzdolabında bekletilmemeli ya da tekrar dondurulmamalıdır. Diğer bir önemli nokta ise, sütün saklama malzemesine koyulduktan sonra mutlaka tarihlendirilmesidir. Bebeğinize saklanan anne sütlerinden verirken mutlaka üzerindeki tarihe bakarak daha önce sağılmış olan süte öncelik vermeli, böylece sütlerinizin bozulmasını önlemelisiniz.
Anne sütünü oda sıcaklığı, buzdolabı veya dondurucu gibi farklı alanlarda muhafaza edebilirsiniz. Fakat sakladığınız yerin sıcaklığına göre saklama süreleri değişkenlik gösterir. Peki anne sütü saklama koşulları ve sıcaklık değerleri nasıl olmalıdır?
Anne Sütü Saklama Koşulları
Anne sütü, doğal bir besin olduğundan uzun süre bekletildiğinde bozularak kullanılamaz hale gelir. Dolayısıyla saklama koşullarına dikkat etmemeniz halinde, sütünüzü ziyan etmiş olursunuz. İdeal koşullarda korunan anne sütü saklama süresi ortalama 24 saattir, oda sıcaklığı olan 19 - 25°C’de ise bu süre 3 saate iner. Fakat buzdolabı veya dondurucuyu kullanarak bu süreyi uzatabilirsiniz. Anne sütünü 0-4°C’de buzdolabında 3 gün, -18°C derin dondurucuda ise 3 ay boyunca muhafaza edebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında sütünüzü oda sıcaklığında bırakmamanızı, buzdolabı ya da dondurucuda saklamanızı öneririz.
Sıcaklık değeri, anne sütü saklama koşulları üzerinde etkili olduğundan, süresi geçen sütü kullanmaktan çekinmeli, sütün bozulma ihtimali oluştuğunda bebeğinize vermeme konusunda tereddüt etmemelisiniz.
Buzlukta Saklanan Anne Sütü Nasıl Çözdürülür? Anne Sütü Nasıl Isıtılır?
Anne sütü buzlukta ne kadar saklanır konusunun yanı sıra, sütü nasıl doğru şekilde çözdüreceğinizi de bilmeniz gerekir. Anne sütü saklanırken olduğu kadar ısıtma veya çözdürme işlemi sırasında da doğru adımlar uygulanmalıdır. Aksi halde, çözdürme sırasında sütün besin değerini kaybetmesine neden olabilirsiniz. Dondurucuya giren anne sütünü saklama ve çözdürme sırasında şu ipuçlarından faydalanabilirsiniz:
- Anne sütü dondurucuya girdikten sonra genleşir, bu nedenle kullandığınız saklama malzemelerini ağzına kadar doldurmamanız gerekir.
- Bebeklerin tek seferde tükettiği süt miktarı genellikle 60 ila 120 ml arası olduğundan, bu ölçülerde saklama kapları kullanmak size kolaylık sağlayabilir.
- Yenidoğan bebekler ise daha az süt ihtiyacına sahiptir ve porsiyon tüketimi 30 ml’ye kadar düşebilir. Bebeğinizin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak kap tercih etmeniz daha doğrudur.
- Saklama kaplarının üzerine süt sağma tarihi ile süt miktarını yazmak, ideal tüketim süresini belirlemek için kolay bir yöntemdir.
- Kullandığınız saklama kap veya poşetlerinin, hava almamasına özen göstermelisiniz.
- Dondurucuda saklanan süt, yüksek ısıya veya doğrudan güneş ışığına maruz kaldığında bozulur. Bu nedenle mikrodalgada ya da ocakta kesinlikle ısıtmamalısınız. Bunun yerine kademeli çözdürme adımlarını takip etmeli ve sütü önce buzdolabının normal kısmında bekletmelisiniz. Ardından benmari usulü ılık su dolu bir kaseye poşetiyle ya da saklama kabıyla koyarak çözdürmelisiniz.
- Buzluktan çıkardığınız sütü oda sıcaklığında 1 saatten fazla bekletmemeli ve çözdürdükten sonra dondurucuya geri koymamalısınız.
Buzlukta sakladığınız sütü kullanırken bu önerilere dikkat etmeniz önemlidir. Genel olarak kademeli şekilde ısıttığınız süt, memeden gelen sütünüz ile aynı ılıklığa eriştiğinde bebeğinize vermek için uygundur. Böyle bir saklama yöntemi ile hem sütünüzü maksimum süre koruyabilir hem de bebeğinizin gelişimine en iyi şekilde katkı sağlayabilirsiniz.
Dışarı Çıkarken Anne Sütü Nasıl Saklanır?
Anne sütünü saklamanın tek yöntemi buzdolabı veya dondurucu değildir. Kimi zaman, dışarıda uygun emzirme ortamının bulunmaması nedeniyle sütünüzü evde sağarak dışarı çıkmayı da tercih edebilirsiniz. Bu nedenle dışarı çıkarken anne sütü nasıl saklanır merak ediyor olabilirsiniz.
Dışarı çıkarken anne sütünü saklamanın en ideal yolu, doğru bir saklama kabı ve çanta kullanmaktır. Bu esnada da sağdığınız sütün porsiyonlara göre bölünmesi, size pek çok açıdan pratiklik sağlar. Örneğin; medikal sınıf saf hijyenik silikondan elde edilen ve BPA içermeyen Comotomo biberon, sütünüzü saklamak için sağlıklı bir saklama kabı görevi görür. Dışarı çıkarken ihtiyacınız kadar olan sütü hava almayan bir Comotomo biberona sağabilir, biberonu ise ısı koruma özellikli bir termos çantaya yerleştirebilirsiniz. Çantanın içindeki gözlere buz aküleri koyarak, sütün uzun süre bozulmadan kalmasını sağlayabilir ve dışarıda bebeğinizi rahatlıkla besleyebilirsiniz. Dilerseniz Comotomo biberonları farklı hacimlerde tercih ederek yedekli de kullanabilirsiniz. Böylece bebeğinizin her ortamda, en uygun miktarda süt tüketmesini sağlayabilirsiniz.
Bebekler Emerken Neden Isırır? Nasıl Engel Olabilirsiniz?
Bebeğin memeyi ısırması emziren annelerin bir çoğunun sıkça karşılaştığı ve zorlandığı bir durum. Genellikle diş çıkarma döneminde görülen bu durumun farklı sebepleri de olabilir. Bebekler memeyi neden ısırır ve emzirirken bebeğinizin memeyi ısırmasına nasıl engel olabilirsiniz gibi sorulara yanıt bulabilmek için öncelikle altta yatan ana nedeni bilmeniz gerekir. Bu yazımızda “Bebeğim emerken ısırıyor” diyen annelerin merak ettiklerini yanıtlıyoruz.
Bebekler Emerken Neden Isırır?
Bebeklerin 3. aydan itibaren damak ve diş etleri kaşınmaya başlar ve yavaş yavaş diş çıkarma dönemine adım atarlar. Ağız suyunun artmasından da bebeğinizin bu evreye geçtiğinin kolayca farkına varabilirsiniz. Meme ısıran bebeklerin çoğunun ana sebebi diş çıkarma döneminde diş etlerinde yaşadıkları huzursuzluğu rahatlatmaktır.
Bebeğin meme ucunu ısırmasının diğer bir sebebi de hastalık dönemi olabilir. Bu dönemde hem burnu tıkalı olduğu için emmekte zorlandığından hem de diş etlerinde ağrı ya da sızlama hissettiğinden meme ısırmaları gerçekleşebilir. Bebeğiniz eğer emerken hastalık yerine farklı bir sebepten ötürü rahat edemiyorsa bu da onu meme ucunu ısırmaya yöneltebilir. Örneğin yanlış emzirme pozisyonunda emziriyorsanız, bebeğiniz sütü yeterince ve rahat çekemiyorsa ya da memeyi düzgün kavrayamıyorsa hırslanarak tepki göstermek için meme ucunu ısırabilir. Büyüdüklerinde annenin ilgisini ve dikkatini çekmek için ya da daha önce aldıkları tepkiden ötürü durumu oyun sanarak ısırmak da diğer bazı sebeplerden olabilir.
Yukarıda bebekler memeyi neden ısırır sorusunun olası sebeplerinden bahsettik. Şimdi de bebeğinizin memeyi ısırmasını önlemek için neler yapabilirsiniz onlara bir göz atalım.
Emzirirken Bebeğinizin Memeyi Isırmasına Nasıl Engel Olabilirsiniz?
Bebeğinizin memenizi ısırmasını önlemenin en iyi yolu her ne kadar altında yatan sebebi anlamak olsa da, her ne sebepten olursa olsun yapmanız gereken ilk şey ısırdığı an yavaşça ve tepki göstermeden parmağınızı araya sokarak bebeğinizi memeden ayırmak olmalı. Emmeye ara vermeli ve bebeğiniz ağlayıp memeyi tekrar isterse tekrardan emzirmelisiniz.
Bebeğiniz eğer başlıca sebep olabileceğini belirttiğimiz diş kaşıma sebebiyle meme ısıran bebekse, diş kaşıyıcılardan yararlanabilirsiniz. Buzdolabında soğutulabilen diş halkaları bebeğinizin diş etlerini rahatlatacaktır. Ayrıca emzik kullanıyorsanız ara sıra bebeğinizin dişlerini kaşımasına yardımcı olabilmesi için emzik vererek huzursuzluğunu almasını sağlayabilirsiniz. Bebeğinizin hastalık döneminden geçiyor olması sebebiyle meme ucunuzu ısırdığını düşünüyorsanız, serum fizyolojik kullanarak bebeğinizin burnunu açık tutmaya gayret gösterebilirsiniz. Emzirme pozisyonunuz konforlu değilse hem sizin hem de bebeğinizin daha rahat olabileceği farklı emzirme pozisyonları deneyebilirsiniz. Doğru emzirme teknikleri ve pozisyonları için hazırlamış olduğumuz yazımızdan faydalanabilirsiniz.
Bebeğiniz memenizi ısırdığında vereceğiniz tepki ne sert ne de bebeğinizin bunu oyun zannedebileceği yumuşaklıkta olmalıdır. Sert tepki vermeniz bebeğinizi memeden uzaklaştırabileceği gibi aynı zamanda hırslanmasına ve inatlaşarak daha güçlü ısırmasına neden olabilir. Çığlık atmanız ya da gülerek tepki vermeniz ise, bebeğinizin bu durumdan eğlenmesine ve tekrarlamasına yol açabilir. Bu sebeple yapabileceğiniz en doğru şey, tepki vermeden memenizi bebeğinizin ağzından çıkarmak ve biraz zaman geçtikten sonra tekrar meme vermeyi teklif etmek olacaktır.
Emzirmenin Anneye ve Bebeğe Faydaları Nelerdir?
Yeni doğan bir bebek için anne sütünden daha besleyici ve faydalı başka bir seçenek yok. Bu nedenle bebeğinizi kucağınıza ilk aldığınız andan itibaren içgüdüsel olarak emzirmek istemeniz çok normal. Ancak emzirmek, en bilindik haliyle sadece bebeğinizi beslemenize yardımcı olmaz. Aynı zamanda doğum sonrası stresi azaltmadan kanseri önlemeye kadar sayısız fayda sağlar ve bebek ile anne arasındaki bağı ölümsüzleştirir. Üstelik hazır olarak gelen bir besindir ve ekstra çaba gerektirmez, o halde emzirmenin faydaları hakkında diğer bilinmeyenleri ele alalım.
Emzirmenin Faydaları Nelerdir?
Doğum anından başlayarak bebek için ilk 6 ay hayati önem taşıyan emzirme faydaları saymakla bitmez. Emzirme sırasında anneden bebeğe sayısız enzim, mineral ve protein aktarılır ve bebeğin günlük enerji ihtiyacı karşılanır. Bu sayede bebek beslenmesinin yanı sıra sindirim sisteminin yapı taşları da oluşmaya başlar. Dolayısıyla doğumun ilk aylarında, bebeği güven ve sağlık içinde beslemek adına herhangi bir ek gıdaya veya formüle de gereksinim kalmaz. Bu pratiklik ise emzirmenin sağladığı bir avantajdır ancak faydalar elbette bunlarla sınırlı değildir. Nitekim emzirmenin bebeğe faydaları olduğu kadar anneye de faydaları vardır ve iki taraf arasında güven duygusunun oluşmasındaki ana etmendir.
Emzirmenin Bebeğe Faydaları
Bebeğin ilk 6 ay sadece anne sütüyle ve doğrudan emzirerek beslenmesi bütün uzmanlar tarafından önerilen bir şey ve tabii ki bunun bir nedeni var. Aksi halde bebeği anne sütüyle beslemek için sadece biberonlar tercih edilebilirdi. Fakat içindeki bileşenlerle bebeğe sağlık açısından sayısız fayda sağlayan anne sütü, özellikle ilk aylarda emzirme yoluyla verildiğinde bebeğin rahat ve güvende hissetmesine yardımcı olur. Bu nedenle bebeği mümkün olduğunda erken emzirmek ve anne ile arasında bağ kurmasını sağlamak, ileride oluşabilecek pek çok sorunu ortadan kaldırmaya yarar.
Anne Sütünün Önemi
İçeriği temiz, güvenilir ve besleyici olan anne sütünün önemi oldukça fazladır. Bebekler için en ideal besin olan anne sütünde, bebeğin yaşamın ilk aylarında ihtiyacı olan enerji ve besinleri karşılayacak kadar zengin bir bileşen yoğunluğu vardır. Ayrıca içeriği dinamik olduğundan bebek ihtiyacına göre değişebilir ve bu sayede her anne sütü doğrudan bebeğe özel hale gelir. İlk 6 aylık evreden sonra çeşitli ek gıdalarla birlikte tüketilen anne sütünün faydaları da en az ilk aylarda olduğu gibi devam eder ve bebeğin günlük besin ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılar.
Araştırmalar anne sütünün şu açılardan önemli olduğunu göstermektedir:
- Anne sütü, bebeğin büyüme hızını artıran, sinir sistemi ile bağışıklık sistemi gelişiminde rol oynayan kolostrum bileşeni bakımından zengindir.
- Yeterli miktarda anne sütü alan bebeklerde yaşamın ilerleyen döneminde obezite, kalp hastalığı, hipertansiyon ve diş çürüğü gibi problemlerin görülme riski düşer.
- Anne sütü tüketen bebeklerde zeka gelişim hızı daha fazladır.
- Yenidoğan bebeklerin böbrekleri ile uyumlu vitamin ve minerallerin tümü anne sütünde yer alır. Ayrıca lif miktarı ve doymamış yağ asiti de oldukça fazladır. Bu nedenle anne sütü faydaları arasında en önemlilerinden biri sindirim sisteminin gelişimine katkı sağlamasıdır.
Bebeğin doğal yollarla beslenmesi ileriki yaşamında ortaya çıkabilecek pek çok sorunu önlemede etkilidir. Dolayısıyla siz de emzirme esnasında salınan hormonların ve süt kalitesinin avantajlarından faydalanarak, bebeğiniz için ideal bir beslenme planı oluşturabilirsiniz.
Emzirmenin Anneye Faydaları
Emzirmenin bebekler üzerindeki faydaları üzerine sayısız çalışma mevcut ancak benzer faydalar anneler için de söz konusu. Tamamen içgüdüsel ve doğal şekilde gerçekleşen emzirme eylemi sırasında hem anne hem bebek vücudunda pek çok enzim ve hormon salgılanmaya başlar. Bu hormonlar en temelde aradaki bağı güçlendirirken bir yandan da hücre yenilenmesine katkı sağlar. Dolayısıyla emziren annelerde güzelleşme, canlanma, hatta ciltte iyileşme etkileri gözlenir.
Öyle ki, kan akış hızındaki artıştan manevi rahatlığa kadar emzirmenin anneye faydaları şu şekilde sıralanabilir:
- Düzenli emziren annelerde doğum kilolarını vermek daha kolay olur. Emzirme esnasında metabolizma hızı arttığından günlük enerji tüketim miktarı da artar ve kendiliğinden kilo kaybı sağlanır.
- Rutin haline gelen emzirme alışkanlıkları, anne vücudundaki demir eksikliğinin giderilmesine yardımcı olur.
- Emziren kadınlardaki kalsiyum miktarı artar, kemik yapısı güçlenir ve sonuç olarak kemik erime riski azalır.
- Emzirme ile kadın vücudundaki sıvılar arasında denge sağlanır.
- Emziren kadınlarda yumurtalık ve meme kanseri riski, emzirmeyenlere göre daha azdır.
- Emzirme, vücutta protein, karbonhidrat ve yağ dengesini sağladığından diyabetin önüne geçmeye yardımcıdır.
Bütün bu sebeplerden ötürü emziren annelerin, süt kalitesini ve miktarını artıracak besinlere yönelmesi gerekir. Dolayısıyla sırf sağlıklı beslenme tarafından ele alındığında bile emzirmenin anneye ne kadar fayda sağladığı anlaşılabilir. Çünkü sağlıklı beslenme sonucu vücut formunda genel bir iyileşme ve toparlanma söz konusu olur.
Ancak ne kadar hazırlıklı olsanız da bebek doğduktan sonra bazı beklenmedik sorunlarla karşılaşma ihtimaliniz var, süreci keyifli ve özel yapan da tam olarak bu sürpriz hali. Bu nedenle bebek beslenmesine yardımcı ekipmanlar kullanmak istemeniz kadar doğal bir şey yok. Anne memesine yakın formu bebeğiniz ile aranızdaki bağı zedelemeyecek ve size günlük işleri yaparken büyük konfor sunacak Comotomo biberon çeşitleri için websitemizdeki mağaza bölümünü hemen ziyaret edebilirsiniz!
Emzirme Döneminde Beslenme Nasıl Olmalı? Süt Yapan Besinler
Doğum sonrasında bebeklerin ilk tüketecekleri ve tüketmeleri gereken besin anne sütü. Anne sütünün sağlıklı ve bol olması, bebeğin sağlıklı gelişimi açısından son derece önemli. Bu yüzden hem gebelik döneminde hem de doğum sonrasında beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi, ağırlıklı olarak süt yapan besinlerin tüketilmesi gerekiyor. Peki emzirme döneminde beslenme nasıl olmalı ve annelerin süt verimliliğini artırmak için ne tür besinler tüketmesi gerekiyor?
Emzirme Döneminde Anne Beslenmesi Nasıl Olmalı?
Annelerin beslenme alışkanlıkları kadar yaşam tarzı ve günlük yaşam rutinleri de anne sütünün miktarına etki eder. Sağlıklı uyku düzeninin olması, stresten uzak bir yaşam sürmek, protein bakımından zengin beslenmek ve bol sıvı tüketmek gibi faktörlerin anne sütü üzerinde doğrudan etkisi bulunur. Aynı şekilde bebek emzirme tekniklerine dikkat ederek emzirmek de anne sütüne olumlu etki eder.
Bazı anneler gebelik döneminde oluşan fazla kilolardan kurtulmak için hemen doğum sonrası diyet programları uygulamaya girişir. Bu durum her ne kadar estetik olarak sonuç verebilecek olsa da, aslında süt üretimi açısından sağlıksızdır. Bu yüzden eğer bir diyet uygulamasına girişilecekse bunun doktor kontrolünde gerçekleştirilmesi, egzersiz programlarının uygulanması ve anne sütünün kalitesini ve miktarını azaltacak sigara, kahve ve alkol tüketimi gibi eylemlerden uzak durulması gerekir.
Emziren anne beslenmesi konusunda internette dolaşan kulaktan dolma diyet programlarına da itibar etmemek gerekir. Bu yüzden doktor tarafından tavsiye edilen ve anne sütünü artıran besinler tüketmek önemsenmelidir.
Süt Yapan Yiyecekler Nelerdir?
Süt yapan yiyecekler listesine geçmeden önce, bol sıvı tüketiminin önemini bir kez daha vurgulamak gerekiyor. Annelerin ve anne adaylarının hem doğum öncesinde hem de doğum sonrasında anne sütünü artırmak için günde en az 2-3 litre su tüketmesi öneriliyor. Ayrıca hem kan basıncının düzenlenmesi hem de vücut dengesinin sağlanması için maden suyu da tüketilebilir. Anneler için emzirme döneminde süt yapan besinler listesini çeşitlendirmek mümkün. Ancak genelleme yapmak gerekirse proteince zengin besinler tüketmenin anne sütünün kalitesine olumlu etki ettiği söylenebilir. Öne çıkanları şu şekilde sıralayabiliriz:
Yeşil Yapraklı Sebzeler
Yeşil yapraklı sebzeler demir, kalsiyum, antioksidan ve lif bakımından zengin oldukları gibi bol miktarda A, C, E, K vitaminleri ve folat içerir. Bu yüzden ıspanak, lahana ve brokoli gibi sebzelerin günde en az 1 porsiyon tüketilmesi önerilir. Arzu ederseniz roka, maydanoz, dereotu, marul, semizotu gibi yeşil yapraklı bitkilerden salatalar yapabilir, ısırgan otu ve benzeri otların çaylarını içebilirsiniz.
Tahıllı Besinler
Pirinç, tam buğdaylı makarna ya da yulaf gibi ürünler anne sütünün artırılması konusunda son derece etkilidir. Özellikle yulaf yüksek oranda demir içerir. Aynı zamanda beta glukan ve bitkisel östrojen içermesi nedeniyle hem bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine hem de anne sütünü salgılayan hormonların üretilmesine yardımcı olur. Yulaf ya da yulaf ezmesini süt, yoğurt ya da meyvelerle karıştırarak tüketebilirsiniz.
Somon Balığı
Özellikle somon gibi yağlı balıklar hem omega 3 hem de B12 bakımından zengindir. D vitamini eksikliğini gidermesinin yanı sıra hormonların aktifleşmesine yardımcı olur.
Tahin
Östrojen hormonu ile yapısal olarak benzerlikler gösteren tahin yüksek kalsiyum içeren bir gıda ürünüdür. Demir takviyesi almak amacıyla pekmezle birlikte tüketilebilir. Ayrıca tahini birkaç kaşık olacak şekilde tüketebileceğiniz gibi, salataların içinde de değerlendirebilirsiniz.
Bunları da Tüketebilirsiniz!
Anne sütünü artıran besinler listesi elbette yukarıdakiler ile sınırlı değil. Anne sütünü artırmak için dilerseniz şu besinleri de tüketebilirsiniz:
- Havuç
- Yumurta
- Kırmızı et
- Kuru baklagiller
- Rezene, ısırgan ve zencefil içeren bitki çayları
- Kuruyemişler
- Kayısı
- Kırmızı pancar
- Kimyon
- Kurutulmuş meyveler
- Çemen
- Çörek otu
Her ne kadar yukarıda saymış olduğumuz besinlerin anne sütünü artırıcı etkisi olsa da, bunları tüketmeye başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışmanızda fayda var.
Emzirirken Tüketilmemesi Gereken Besinler
Emziren annelerin yememesi gerekenler listesi her annenin doğum sonrası süreci ve sağlık durumu farklı olduğu için kişiden kişiye göre değişkenlik gösterir. Doktorunuza danışarak ilerlemek en doğru seçimdir.
Genel olarak emziren annelerin tüketmesinin uygun olmadığı düşünülen besinler gaz yapma ve bakteri içerme olasılığı yüksek olan yiyeceklerdir. Çiğ salata malzemeleri, çiğ sarımsak, sucuk-salam-sosis gibi çiğ et türevleri, çiğ köfte, kavun, soğuk ve gazlı içecekler, çok fazla sayıda çay ve kahve tüketmekten olabildiğince kaçınılması önerilir.
Bebek Nasıl Emzirilmelidir? Doğru Emzirme Teknikleri ve Pozisyonları
Bebeğinizin sağlıklı gelişmesi ve birçok hastalıktan korunması için faydaları saymakla bitmeyen temel besin anne sütüdür. Bebeğiniz için tercih edebileceğiniz en doğal ve sağlıklı beslenme şekli ise emzirmektir. Emzirme, bebeğinizi beslemenin yanı sıra onunla aranızda duygusal bağ kurmak için de eşsiz bir araçtır. Bu sebeple emzirmeyi doğru şekilde uygulamak anne ve bebek için oldukça önemlidir. Doğru emzirme teknikleri ve doğru emzirme pozisyonları hem bebeğin hem de annenin rahat bir beslenme deneyimi yaşamasını sağlar. Bebek nasıl emzirilir ve doğru emzirme nasıl olmalıdır sorularına cevap olması için hazırladığımız bu yazımızda keyifli ve huzurlu bir emzirme dönemi geçirmeniz için sizinle doğru emzirme teknikleri ve pozisyonlarını paylaştık.
Doğru Emzirme Nasıl Olmalıdır?
Emzirme her ne kadar doğal bir süreç olsa da, ilk tecrübe ettiğinizde nasıl yapılacağını bilememeniz ve öğrenene kadar zorluk yaşamanız çok normal bir süreç. Siz ve bebeğiniz emzirme konusunda tecrübe kazandıkça süreç daha keyifli hale gelecek. Doğumdan hemen sonra teninize koyularak ilk emzirmenin gerçekleştiği o büyülü andan itibaren bebeğinizin meme arayışının başladığını fark edeceksiniz. Fakat bebeğiniz her ne kadar emme refleksini doğumda kazanmış olsa da emme becerilerini geliştirmek için doğru teknikleri sizinle birlikte öğrenmesi gerekir.
Peki doğru emzirme nedir ve nasıl olmalıdır? Doğru emzirme, bebeğinizin doğal emme refleksini kullanarak anne sütünü rahat bir şekilde almasını sağlamaktır. Diğer bir deyişle, size ve bebeğinize uygun olan doğru emzirme pozisyonunu bularak bebeğinizle koordinasyonu yakalayabilmenizdir. Emzirmenin doğru bir şekilde yapılması anne ve bebek sağlığı açısından büyük önem taşır. Bebeğin memeyi doğru bir şekilde kavraması sütü kolay emebilmesini ve daha az hava yutarak rahatça beslenmesini sağlarken, bu durum anne açısından meme ucu yaralarının oluşmamasına, hormonların uyarılarak süt üretiminin artmasına ve memenin tam boşalmasını sağlayarak ağrıların önüne geçilmesine olanak tanır.
Emzirirken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Emzirme öncesi bazı hazırlıklar yapmanız ve emzirirken bazı hususlara dikkat etmeniz kendinizi daha iyi hissetmenizi ve bebeğinizin sizi daha rahat emmesini sağlayabilir. Bunların doğru emzirme pozisyonu almadan önceki temel adımlar olduğunu ve hangi pozisyonu tercih ederseniz edin önce bu temel adımları uygulamanız gerektiğini unutmayın.
Emzirme Öncesi
- Sakin ve gürültüsüz bir ortama geçin.
- Sırtınızı, belinizi ve bebeği emzireceğiniz kolunuzun altını yastıklarla destekleyerek rahat edeceğiniz bir duruş seçin.
- Bebeğinizin emzirme esnasında huzurlu olması için altının temiz olduğundan ve burnunun tıkalı olmadığından emin olun.
Emzirirken
- Bebeğinizi tüm vücudunu tamamen size dönük olacak şekilde memenize yerleştirin. Bu şekildeyken karın karına olmalısınız ve bebeğinizin başıyla vücudu aynı düzlemde olmalı. Vücudu dışarıya dönük olmamalı.
- Emzirme boyunca bebeğinizi kendinize yakın tutun ve sırtından poposuna kadar elinizle destek verin.
- Emzirmeye başlarken elinizle kavradığınız meme ucunuzdan bir damla süt çıkarın ve bebeğinizin alt dudağına değdirin. Böylece aranma refleksi başlayacak ve memeyi kendisi bulacaktır.
- Meme başı ve çevresindeki koyu halkanın tamamının bebeğinizin ağzında olduğundan emin olun. Bu şekildeyken bebeğinizin dudakları dışarıya dönük olmalıdır ve çenesi memeye değmelidir.
- Emzirirken acı hissederseniz muhtemelen bebeğiniz memenizi doğru kavrayamamıştır. Bebeğinizin yanlış emdiğini hissettiğinizde küçük parmağınızı yavaşça ağzının kenarından içeri sokarak onu nazikçe memenizden ayırın ve tekrar deneyin.
- Özellikle yenidoğan bebek emzirilirken yanağına ve ayak altına yapacağınız küçük dokunuşlarla emzirme esnasında uyumasını önleyebilirsiniz.
Tüm bu bilgiler bebeğinizin memenizi tam ve doğru kavramasını kolaylaştırır. Temel adımları tamamladığınıza göre artık doğru emzirme tekniklerini deneyerek bebeğiniz ve sizin için en doğru emzirme şeklini bulabilirsiniz.
Emzirme Teknikleri
Yaygın olarak kullanılan ve en çok önerilen dört doğru emzirme tekniği:
Kucaklama (Beşik) Pozisyonu

Genelde ilk akla gelen ve en çok tercih edilen emzirme pozisyonudur. Bu pozisyonda bebeğinizin başı dirseğinizin ya da ön kolunuzun iç yanına yaslanır. Bebeğiniz kucakladığınız kolunuzun tarafındaki memeyi emer ve aynı kolunuz ile sırtından desteklersiniz. Diğer elinizle ise kalçasından destek verirsiniz. Sezaryen ile doğum yapmış annelerin dikişlerine baskı yapma ihtimali sebebiyle bu pozisyon zorlayıcı olabilir.
Ters Kucaklama (Çapraz Beşik) Pozisyonu

Genellikle emme kuvveti az olan ve memeyi almakta zorlanan bebekleri desteklemek için kullanılan emzirme pozisyonudur. Bu kez bebeğinizi emzireceğiniz memenin tersi kolunuza alarak kavrarsınız. Memeyi emdiği taraftaki elinizle ise bebeğinizin başını desteklersiniz. Böylece ensesini elinizle destekleyerek başını doğru tutmasını ve memeyi doğru kavramasını kolayca sağlamış olursunuz.
Koltuk Altı Pozisyonu

Özellikle sezaryenle doğum yapmış annelerin ve ikiz annelerinin en çok tercih ettiği emzirme pozisyonudur. Emzireceğiniz memenin olduğu koltuk altınıza doğru bebeğinizi uzatırsınız. Bu kez bebeğinizin başı memeyi emdiği taraftaki elinizin avucuyla desteklenir. Sırtını ise kolunuzla çanta tutar gibi desteklersiniz.
Yatarak Emzirme (Yan Yatış) Pozisyonu

Annelere emzirirken dinlenme fırsatı da sunan ve genellikle gece emzirmelerinde tercih edilen emzirme pozisyonudur. Tüm emzirme tekniklerinde olduğu gibi bu pozisyonda da bebeğinizin yüzü ve vücudu tamamen size dönük olmalıdır. Anne ve bebek birbirine karın karına temas eder ve anne bebeğin sırtını koluyla destekler. Bu pozisyondayken her ne kadar uzanıyor olsanız da uyanık kaldığınızdan ve bebeğinizi emerken kontrol ettiğinizden emin olmalısınız.
Bu 4 yaygın emzirme tekniğinin yanı sıra arkaya yaslanarak emzirme ve ayakta emzirme gibi farklı emzirme teknikleri de bulunur.
Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınız günden itibaren çeşitli emzirme pozisyonları deneyerek sizin ve bebeğiniz için en rahat emzirme pozisyonunu belirleyebilirsiniz. Bu şekilde bebeğinizin daha kolay ve rahat beslenmesi, size de mutluluk verecektir. Emzirmenin ve anne sütünün en büyük destekçisi Comotomo silikon biberonlar ve anne memesine en yakın genişlikte ve hissiyattaki Comotomo biberon emzikleri mevcut emzirme düzeninizi sürdürmenize yardımcı olur.